Reklam
Reklam
Dr. Ahmet Kaplan

Dr. Ahmet Kaplan

Türkiye Gerçekleri.
[email protected]

Ülkenin Kurtuluş Anahtarı!..

10 Aralık 2021 - 19:51


İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz, gün geçtikçe derinleşiyor. Başta ülkemiz olmak üzere bütün dünya, ekonomik bir felaketin eşiğine doğru sürükleniyor. Mevcut ekonomi anlayışı ve buna bağlı paradigmalar artık iflas etmiş durumda. 
BU YAZIDA SİYASET YOKTUR.
ELEŞTİRİYİ MUHALEFET ZANNEDEN VE ÇÖZÜM İSTEMEYENLER OKUMASIN!

ÖNCELİKLE; Hükümet te, muhalefet te, doğru bir ekonomik çözüm üretemiyor.
İŞTE GERÇEKLER VE ÇÖZÜM ÖNERİSİ!
Türkiye de ekonomiyi Hükümet yönetiyorsa; neden dövize esir olduk?
Hükümet DIŞ GÜÇLERİN MÜDAHALESİ iddiasında! 
Dış güçler yönetiyorsa; yöneticilik iradesi yok olmuş, dış güçlere teslim olunmuş olmaz mı? 
Enflasyon ve faiz yükseliyor, dolar 15 bine doğru gidiyor...
Ekonomi de zirve yaptık diyorlar, asgari ücret kuru ekmek yemeye yetmiyor...
DIŞ GÜÇLER, eğer benim ülkemde cebimdeki maaşı değersizleştiriyorsa, ekmeği zamlandırıyorsa, gıdayı ulaşamayacağım düzeyde zamlandırıyorsa Cebimizdeki deliği günden güne büyütüyor ve iç piyasayı bile yönetiyorsa benim ülkemi yönetenler nerede? …
O zaman, Hükümet yok demek değil midir?
TAKKEYİ ÖNÜNE KOYUP DÜŞÜNME ZAMANI!
Müdahale mi var, yoksa biz mi dışa bağımlı hale getirildik?
Evet, Biz nerede yanlış yaptık? Diye hükümetin düşünmesi gerekiyor...
Ekonominin ve Ülkenin Kurtuluş Anahtarı mı!
Çok kolay!
Şu anda tepenin ortadan, ortanın tabandan koptuğu, çatlamış bir sistem var...
Geçinemiyorum diyene “ZIKKIM YE” diyen vekiller, 
“DOLARLA MI MAAŞ ALIYORSUNUZ”,  “NORMAL ŞARTLARDA AYDA İKİ KİLO ET YİYORSAK YARIM KİLO YERİZ. DOMATESİ İKİ KİLO YERİNE İKİ TANE ALIRIZ” diyenler, benzin ve mazot kuyruğuna “ZAMLARDAN DEĞİL ARAÇ FAZLALIĞINDAN KAYNAKLANDIĞINI” söyleyen, iktidarın “MİNİ MİNİ ZAM YAPTIĞINI” savunanlar idare ediyor ülkeyi... Herkes koltuğunu korumak için savaş veriyor...
2002’de AKP İktidar olurken; çeyrek altın 25 TL, Dolar 1420 TL, Ekmek 25 kuruş’tu... “Bu beceriksiz hükumetler Milleti 10 cente muhtaç etti, Ekonomiyi yönetemiyor” dediler.
GELELİM TÜRKİYE’NİN ŞİMDİKİ DURUMUNA…
Şimdi çeyrek altın 1.270 TL’den, Dolar 13000 TL’den yukarı tırmanmaya devam ediyor. Ekmek 10 kat zamlanmış 2,5 TL olmuş. 
Konut Kirası, Gıda ürünleri, Doğalgaz, Su, Elektrik ve iletişime üst üste gelen zamlar, başta asgari ücretliler ve emekliler olmak üzere toplumun her kesiminin yaşam hakkını elinden alıyor. Asgari ücret yaşam standardının altında, insanlar yoksullukla sınanıyor.
PEKİ NEDEN BU KRİZ OLUŞTU VE DÖVİZE MAHKUM OLDUK?
İç Anadolu tahıl ambarıydı! Şimdi ekim de tahıl da yok.
Bakanın oğlu mısır ithal etti mısır üreticisini yok etti.
Bakan, Türkiye’nin rekoltesinden fazla ithal edilen mısır için, “oğlum tavuklarına getirdi”dedi. Vekillerin yakınları, tanıdıkları, kısa zamanda zengin edeceği kişiler, çiftçinin ürettiği, yani ülkenin ihtiyacı kadar, kadar, pirinç, buğday, mercimek ve tüm tahıl ürünlerini ithal etti ve göz yumuldu... Çiftçi iflas ettirildi tarım yok edildi...  Birileri patates ve soğan kıtlığında yurt dışında depo oluşturdu,  
yurt dışına ihraç ediyorum diye devletten ihracat teşviki aldı… 
Türkiye de bir anda patates soğan pahalandı ve sıkıntı başladı…
Açıklama yapıldı ki Arap ülkelerinden patates soğan getiriyoruz…Türkiye’den yalan dolan taşınıp Suriye’ye Türkiye sınırında depo edilen patates soğanı geri getirdiler ve bu sefer de Yurt dışından ithal ediyorum diye devletten ithalat teşviki aldılar. Piyasalar düzeldi ama ülke önce ihracat teşviki, sonra ithalat teşviki ile dolandırıldı…
Çiftçinin, yerli üreticinin, PLANSIZ İTHALATLA iflas ettirilmesi temel ihtiyaçların, gıda ve ham maddenin DIŞA BAĞIMLI HALE GELMESİ, Hükümetin DÖVİZLİ ANLAŞMALAR yapması, TARIM VE YERLİ ÜRETİMDEN UZAKLAŞILMASI, sadece İNŞAAT EKONOMİSİNE SIĞINILMASI nedeniyle DÖVİZE ESİR OLDUK... 
Evet, Öncelikle Türkiye’de Tarım politikası yanlış uygulandı. 
İTHALAT REJİMİ ile tarıma, çiftçiye, yerli üreticiye darbe vuruldu.
HÜKÜMET EDENLERLE YAKINLARI, KANDAŞ, YANDAŞ, CANDAŞ İTHALATÇILARIN ithal ettiği tarım ürünleri, ülkenin ekonomik değerlerini yok etti ve bugünlere getirdi. Piyasaya ithal tarım ürünleri sürülürken çiftçinin ürünleri tarlada ve depolarda çürütüldü, Aflatoksine maruz kaldı imha edildi. Israr edilen İTHALATA DAYALI TARIM POLİTİKASI Çiftçiyi iflasa devleti batağa sürükledi.
Resmi Gazete’de yer alan Cumhurbaşkanı kararıyla, sıfır gümrük vergisiyle 200 bin ton patates ithal edilebilmesi kararı alındı. 
İşte, Çiftçinin ürettiği ürünler yurtdışından getirildiği, Çiftçi iflas ettirildiği, tarım yok edildiği için dövize mahkum olduk. 

Türkiye’nin ithal ettiği Tarım Ürünleri Arasında Buğday Başı Çekiyor. 

Buğdayın büyük bir kısmını Rusya’dan satın alıyoruz. Onu hemen Ukrayna ve Brezilya takip ediyor. Arpa ve mısır ise 700 milyon ton ile buğdayı takip eden tarım ürünleri arasında yer alıyor. 
Mısırı da yine Rusya, Fransa, Danimarka, Sırbistan ve Romanya gibi ülkelerden ithal ediyoruz.
Bir zamanlar adeta tahıl ambarı olarak anılan ülkemiz, artık tarımsal ürünlerini Rusya başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinden temin eder hale geldi. 
Türkiye’nin ithal ettiği tarım ürünleri arasında 100 bin ton pirinç, yine aynı oranda kuru baklagil, soya fasulyesi ve ayçiçeği yağı bulunuyor.

Türkiye, 126 ülkeden 133 değişik meyve ve sebze de ithal ediyor.

Elma, turunçgiller, armut,  ayva, eriğin yanı sıra, Şili ve Güney Afrika’dan üzüm, Kosta Rika’dan kavun, İspanya’dan marul, İtalya’dan ıspanak, İran’dan karpuz, KKTC ve Rusya’dan domates, limon portakal, ABD’den, Rusya’dan, Fransa’dan Kayısı alıyor.
2020 yılında en fazla ithal edilen 3 kalem ham ayçiçek yağı (677,8 milyon dolar), rafine palm yağı (502,6 milyon dolar) ve ayçiçeği (489,6 milyon dolar) oldu.
2020 yılında 2019 yılına göre ham ayçiçeği yağı ithalatı %69,6, rafine palm yağı ithalatı %20,6, ayçiçeği ithalatı %9,6 arttı.
Ayçiçeği yağı 2021 yılında da en çok ithal edilen ürünler arasında yer aldı. 2021 yılı mart ayında en çok ihraç edilen ürünler ise fındık içi, buğday unu ve rafine ayçiçeği yağı olarak sıralanırken, en çok ithal edilen ürünler buğday, ham ayçiçeği yağı ve soya fasulyesi oldu.
Karadeniz çay ambarı olmasına rağmen geçen yıl Sri Lanka’dan yaklaşık 28 bin ton çay ithal edildi. Çay üreticisi perişan halde.
Et ve Süt Kurumu Raporu’na göre, 2019 yılında gerçekleşen besilik büyükbaş hayvan ithalatının yüzde 33’ü Uruguay, yüzde 27’si Brezilya, yüzde 11’i Çekya’dan yapıldı. Damızlık sığır ithalatının ise, yüzde 32’si Almanya, yüzde 18’i Avusturya, yüzde 14’ü Çekya’dan gerçekleştirildi. 2021 yılında da 3 ayrı kez hayvan ithalatı yapıldı.
BUGÜNKÜ TÜRKİYE’NİN HALİ BU…
ÇÖZÜM REÇETESİ İSE; TARIMI KURTAR ÜLKE KURTULSUN...

SON SÖZ; Devletler, Milletler iflas etmez, HÜKÜMETLER iflas eder! Çoluk çocuk, işçi, işsiz, memur, emekli aklınıza gelen herkes DEVLETİ oluşturur. Devletin kurumlarını Milletin seçtiği siyasetçiler Millet adına yönetir. Kurumlardaki işleyişi de Milletin arasından atanan kadrolar yine Millet adına yürütür...
DEVLET denilen kurumun SAHİBİ MİLLET, işleten TAŞERON ise HÜKÜMETTİR...

HÜKÜMET GÖREVİNİ Milletin yaşayışını, refahını sağlayacak şekilde yürütürse başarılı olur...
Bu çerçeveye uymazsa kötü yönetirse, İFLAS EDER... 
Devletin sahibi olan Millet te İFLAS EDEN HÜKÜMETİ görevinden alır o görevi yapacak LİYAKATTAKİLERİ yetkilendirir...
Hadi hep beraber TARIMI KURTARALIM Kİ ÜLKE KURTULSUN!

Ahmet KAPLAN
Gazeteci, Ekonomist

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum