Reklam
Reklam
Yusuf Ziya KIVANÇ

Yusuf Ziya KIVANÇ

Siyasetçi- Yazar.
[email protected]

DÜNDEN BU GÜNE NE DEĞİŞTİ ...

26 Temmuz 2021 - 00:31




Bir Kurban Bayramı daha yaşıyoruz...
      Buruk...
Hüzünlü.. bir bayram yine Özgürlüğümüz kısıtlı... yine Adalet sistemimiz Adalet dağıtamıyor...
Yönetimimiz Tek Adam Otoriter sisteme monte edilmiş keyfi icraatlar genişleyerek tüm hayatımızı sarar halde devam ediyor... 
     Yaşam kaygımız yarınlar endişemiz devam ediyor...
      Genede bizleri takip edenlerin Kurban Bayramlarını kutluyor burukluğumuza Hayalde olsa Sevinç Ümit İyilik ve Güzellikler diliyorum...
      Batıda Lord Courzonun kullandığı deyimi yazının başına alarak devam edeceğim.. Güç yozlaştırır Mutlak güç mutlak yozlaştırır...
     İnsan oğlu tarih içinde düzenli Devlet yaşamına başladığı zamandan beri İdare Edenler, İdare Edilenler zümresi var olmuştur.
      İdare edenler makam sahibi olunca otoritelerini güçlendirmek kalıcı kılmak için yönetimin baskı gücünü lehlerine kullanarak Otoritelerini ve Güçlerini kalıcı kılmaya çalışmışlar ve genelde Güçlerini Tanrıdan aldıklarını iddia ederek kendilerine ilahi bir sıfatta eklemişlerdir..
     Buna Tapınaklar Kiliseler Camiler ve onların din adamları Rahipler Papazlar İmamlar yolu ile ulaşmışlardır ..
     Geçen gün gördüğüm Üst düzey bir yönetici tvittirde iktidar liderliğine atfen tüm mülkün sahibi ulu hakanımız tabiri kullanılıyor 
      Bu asırda bu tabir düşünmek lazım... yazanında hukukçu olduğunu zan ediyorum
     Batı Aydınlanması ve Rönesans yaklaşımı Kralları Rahipleri yöneticileri yönetimi iktidarı Hukuku her şeyi sorgulayarak Araştırarak insanın önemli olduğu noktasını yakaladı
     İnsanların Eşit olduğu ve hiç bir insanın ayrıcalıklı İMTİYAZLI olmadığı Düşüncesine ulaştı...
    Batı sistemlerini insan MUTLULUĞU insanın ONURLU yaşamı üzerine kurdu bu cümleden ulaştığı insancıl yaklaşımıda hayatın tüm dinamiklerine yansıtarak hayata yeni bir enerji kattı
     İnsancıl yaklaşım Batıyı Özgür insan kavramına ulaştırmış insanın insan olmaktan kaynaklanan temel yaşam ve İnsan Hakları olduğu bu hakları öne çıkartarak  hayatın tüm saflarına hakim kılma noktasına ulaşmışlardır..
     İnsanca yaşamak... Özgür yaşamak... Onurlu yaşamak ve bunlar içinde Demokrasiyi bulmuşlar HUKUK DEVLETİNİ hayatlarına hakim kılmışlar...
      Bunların yanında Teknik İlimleri Teknik sonucu kazandıkları Teknolojiyi Ticaretlerine Piyasa Ekonomisinin getirdiği REFAHI anlatmıyorum..
     Bütün bunlar son beş yüz yılın insan düşüncesi içinde hayata geçirilen yenilikler reformlar sonucu oluştu....
     Günümüz Türkiyesine gelmeden coğrafyamıza bakalım
     Osmanlıyı yazmak istiyorum kimilerine göre önemli ve başarılı bir devlet... kimilerine görede bir çok acıyı kederi bırakıp tarih sayfalarında kalan bir devlet..
    Osmanlı Yaşadığı bölgede zamanın şartları içinde Yeniliğe açıktı yenilik. Hatta reform niteliğinde işlerde yapmaya çalıştı.. kalıcı yenilik oluşturamadı
     Bazı tarihçiler sosyoloğlar Kafkaslar Balkanlar Anadolu Mezepotamya Akdeniz ve Karadeniz Coğrafyası topraklarda hükümdar olmak kolay değildi bölge milletlerinin karekteri sosyolojik şartları mizaçları  başka başka idi..
    Ege ve çevresi bir başka... Doğu Anadolu başka... Mezepotamya Akdeniz Karadeniz başka idi bu farklılıklara farklı din mezhep unsurunu katarsanız karşınıza çıkacak çok kültürlülüğü yönetmek daha zordu ama 600 yıl çatışmasız bu işlevi osmanlı yaptı maalesef Cumhuriyetin ilk YÜZ YILINDA bunu göremiyoruz..
     Burada nokta koyarken Batını Aydınlanma ile kazandığı sorgulayıcı araştırıcı düşüncesi Osmanlıda yer bulamadı ama batı kendi dünyasında sorgularken dini hayatı yaşamı yeniden düşünürken düştüğü iç hesaplaşma yüzünden yaşadığı kavga osmanlıya 200 yıl daha uzun yaşama şansı verdi..
     Osmanlı bu 200 yıllık şansı içe kapalılık yüzünden değerlendiremedi 1711 Lale Devri ile başlayan Yenilenme hamlesi 20 yıl sürmeden Arap İslam yaşam yorumunun hışmı ile 100 yıl ayağa kalkamayacak şekilde toprağa gömüldü
    1800 lü yıllarda başlayan 2. yenileşme hamlesi ise halka mal edilemediği İstanbul ve çevresi İnsanları ve Aydınlarının tekelinde kaldığı Osmanlının kurtuluşuna batı anlamında devrime vesile olamadı...
    Osmanlının Son çaba 1 Cihan savaşındaki pozisyonuna bakarsak oda luzumsuz, kapasite dışı, hedefsiz, amaçsız savaşla bir iki neslin imhası ölümü kederi ile bitişe yol açtı..
     1. Büyük harp sonu yıkılan Osmanlı topraklarında kurulan Türkiye Cumhuriyeti ise kuruluşunun 100. yılında hala varlık yaşam devam şartları oluşturamadı..
   Türkiye Cumhuriyetinin ulus olma hedefi önünde dikenler engeller duruyor 
     Cumhuriyetin Devlet olma vasfı nereden bakarsanız bakın bugün geldiğimiz yerde Dil Birliği, Tarih Birliği, Ortak Yaşam ideali yönünde yaşayan bizlere yarınlara kaygı ile bakmamıza vesile oluyor. 
     Daha önemlisi Cumhuriyetin 2000 li yıllarda ulaşılacağını düşündüğümüz medeniyet projesi osmanlıda Lale Devri sonu..
     yine Osmanlının 1800 lü yıllar içinde  yaşadığı batılılaşma medeniyet hedefi kesintiler içinde bu günde aynı noktaya geldiğimizi.. kesildiği.. durdurulduğu.. işaretlerini görüyoruz..
    Tarih için İbni Haldün Gelecek geçmişin Suyun suya benzediği gibi benzerlik taşır sözünü bize bir kere daha hatırlatıyor 
    Bu gün Cumhuriyetin Uluslaşma Medenileşme İlim ve Sanayileşme hamlesi yaşayan bazı kesimleri rahatsız ettiğini düşünüyorum..
      Cumhuriyetin Özgürlük İnsan Hakları Adalet Hukuk Devleti  hamlelerininde bazı çevreleri direk ve dolaylı olarak rahatsız ettiği kanaatındayım..     burada ilim ilmi gelişme medeniyet sanayıleşme ve insanca yaşama karşı hareketlerin her seferinde engellendiği yerleşik medeniyet dışı bir yörüngeye ülkenin götürüldüğünü söylemek durumundayım
     Bu gün ulaştığımız otoriterleşmiş Türkiye şartlarında halkın sanayileşme PİYASA Ticaret ve Yenileşme hevesini yakalayamazsınız
       Liderliğe ilahi güçler yüklemişseniz bundan doğan Tek Adam Keyfiliğinde Teknoloji Sanayi Üretim İlmi Siyasi HUKUKİ açılım BULAMAZSINIZ..   Yalnızca kadere bağlanan eller ve el açıp Allaha dua etmekten başka bir yol oluşturamazsınız... 
       Düşünen insanınızı Medeni Özgür Ülkelere kaçırırsınız size ülkede kalanda yaşlılar ve kapasitesiz niteliksiz dalkavuk ruhlu insanlardır.
      Etrafınıza bakınız otoriter tek adam sistemleri ile gelişmiş kaç ülke görüyorsunuz..
      Maalesef Kurban Bayramında Otoriterlik üstünde yaşamımıza ÜMİT vaat eden ÖZGÜR İnsan Haklarına saygılı REFAH vaat edecek yarınlar yazamıyorum
Hoşça kalın..

   Yusuf Ziya Kıvanç

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum