Reklam
Reklam
Yusuf Ziya KIVANÇ

Yusuf Ziya KIVANÇ

Siyasetçi- Yazar.
[email protected]

ADALET NEREDE ?...

07 Mayıs 2021 - 18:53



 
   Düşünce suçu Sokratesi yargılayan yargıçlarla başlayan Galileo'yu yargılayan yargıçlarca süren günümüze uzanan insan yaşamının hukuk fikrinin geri kalma dramının öyküsünü anlatır.
   Mirabeau"nun Adalet Topaldır ağır ağır yürür fakat gideceği yere er geç varır sözü... Türkiye için eskisi gibi beni etkilemiyor 
Louis Brandeis Eğer yasalara saygı gösterilmesini istiyorsak önce saygı duyulacak yasalar yapılması lazım.. Der
Beydaba'nın Hukukun en kötüsü suçsuzu korkutandır sözüne Şimdilerde daha çok inanıyorum..
   Tıpkı Çiçeronun Daha fazla yasa daha az Adalettir sözünün Doğruluğuna şimdi daha çok inandığım gibi..
Hepimiz biliyoruz İsimlendirmek istemiyorum suçsuzluğuna inandığım Siyasetçilerin bir çoğunun  hapiste  bulunması bir çoğunun da sırada olduğu...
 Dünyada en çok Yazarın hapiste olduğu ülke Türkiye olması övünülecek durum mu...
 Aydınların Düşünen konuşan insanların Ceza Tehdidi altında yaşadığı çoğunun hapiste bulunması yaşamımızın ülkemizde ne kadar Ucuz olduğuna örnek değil mi ?
   Tarih ve zaman içinde Hukukun Yasaların Adaletin insancıl noktaya taşındığı günümüzde, İnsan olmanın Onurunu taşıyamadığımızı ifade ederken İnsanın var oluş nedeni yasa değildir demenin utancını yaşıyorum.    ama Yasanın var oluş nedeni İnsandır demek daha doğru yaklaşım  değil midir ? 
     Değişen Dünyada Toplum Hukuk üzerine kurulur mu ? 
Aksine Hukuk topluma dayanmalıdır ve eski tip düşünce mahsülü yasalarla yeni gelişen çağa uygun toplumun temeli kurulmazsa
Yeni toplumsal ihtiyaçlar ve talepler karşısında eski Hukuki Temeli savunmak var olan ihtiyaçlarla çelişki oluşturmaz mı ? KANUN BENİM Ben istediğim gibi kanun çıkarırım... Onlar kim oluyor ? ve Kanun çıkarırken de kendi gücümü... Çıkarımı... Menfeatımı...
korurum Çarpıklığı içinde çıkan yasa Hukuku Adaleti temsil eder mi ? Hukukun Dinamizmine Hukukun zamanı yakalamasına engel olmaz mı ?..
     Son on yıldır Türkiye uygulamasında gördüğümüz Hukukun karşı tarafa MUHALİFLERE Uygulanacak Stratejik bir araç olarak kullanılması ve bu yönde uygulanması.  
   Yani Negatif kullanım toplumu Ahlaki Dini KÜLTÜREL Tefessühe Dejenerasyona taşıdığı ve Yargının Yargı olma niteliğine endişe  sorular üretmemiş midir?
   21 yüz yılda Hukukun Ders verici Islah edici Ceza Adaleti anlayışı yerine *Onarıcı Adalete bırakıyorken Pozitif Hukukun Cezacılık üzerinden devamı insan hayatının gelişmesini tehdit etmiyor mu.?.
   Unutmayalım ki Pozitif Hukukun yegane kaynağı Devlet İradesi ve yegane amacıda Devleti Korumak değildir...
    Devleti koruma noktasından yola çıkarsak Devletle uyumlu olmayan ÖZGÜRLÜKLERİ İnsan Hakları yaklaşımını İNSANCIL HUKUKU İnsani Değerleri yok etme noktasına ulaşmaz mıyız? 
   Halbuki Ceza Hukuku insanı koruyan Kollayan bir muhtevaya hitap eder 
   İnsanın Adil Yasalara itaat etme gibi bir yasal sorumluluğu yanında ahlaki sorumluluğuda bulunmaktadır. Aynı şekilde insanın Adil olmayan Yasalara'da karşı gelme ve itaat etneme gibi bir sorumluluğu da olmalıdır.
     Düşünmek Düşündüğünü açıklamak insanın kendisini yenilemesine fırsat oluşturmaz mı? 
    Düşünme yenileme değişim giderek toplumu yeniden tasarlamaya götürür..
   Değişim Gelişme iyiye güzele ulaşma çabası değil mi ?. .
    Mesele Dünyayı anlamak değil...       Yenilemek güzelleştirmek Değiştirmedir.
     Nazım Hikmetin Yedi kat yerin altından uğultular geliyor / Çok alametler belirdi vakit tamamdır/ Haram sevap oldu sevap haramdır/ Çok alametler belirdi vakit tamamdır/ Duyuldu kim ölüm satıp kar edile/ Kendi kendilerini reddi inkar edile...Şiirindeki dizeler bu günkü Türkiye yaşamı içinde parelellik taşıyan bir vahşeti işaret etmiyor mu?  Ülke yıkımın bitişin eşiğinde değil mi ?..
Nazımın şiiri bir Tehdit ama bir imkanada ışık tutuyor
   E. Fromm un insan kendisi olma kendi kendisini öne sürme ve kendi kendisi olmasını engelleyen herkes ve her şeyle mücadele hakkı vardır Der...
    ancak Sorgulama ve Eleştirme sayesinde Toplumsal gerçeklik anlaşılabilinir ve değişime gidilebilinir...
   Türkiyede Mahkemelerde Dava Dosyaların 20 Milyona ulaşması
2 milyona yakın İnsanın Ceza Davası muhatabı olması Bir Milyonun üzerinde Eğitimli Donanımlı diplomalı sınıfın sokağa aç bitap bir idari tasarrufla  bırakılması Hukukun Adaletin Devlet Yönetimin yeniden elden geçirilmesine işaret etmiyor mu ?..
  Ekonominin iflası rüşvetin suistimallerin aleni yapılır hale gelmesi Dış Politikada hareket kabiliyeti kalmayan bir çıkmaza düşülmesi ve Devletin yönetilme kabiliyetinin bitigini görmek Düşünmeye her şeyin yenilenmesi noktasına bizleri Taşımıyor mu ?   
     Evet Türkiyede  gündem ULUS İNŞAATINI Tahrip eden telafisi zor yaralar açan iktidarın tarihin tozlu sayfalarına gömmek 
     Evet Gündem bundan böyle yeniden yönetim ve yeniden siyaset üretmek...


 Yusuf Ziya Kıvanç

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum