Siyasetçi- Yazar- Müjdat ÖZTÜRK

Siyasetçi- Yazar- Müjdat ÖZTÜRK

Gazeteci - Yazar - Araştırmacı.

İSLAM- İNFAK- MİLLİ DAYANIŞMA

07 Mayıs 2020 - 22:13
Reklam

Kuranı Kerim’de oruç 11 ayette, örtünme 3 ayette geçiyor.

Oysa paylaşmak, bölüşmek zekât, sadaka, infak 244 ayete serpiştirilmiş. 

İnfak, başkalarının hayrı ve yararı için mal ve imkânları harcamak, tüketmek.

Zekât,  bir malın belli bir miktarını belli bir zaman sonra hak sahibi olan bir kısım Müslümanlara Allah rızası gözeterek vermek.

Allah, infakı da, zekâtı da emrediyor.

Neyi ve ne kadar vereceklerini belirlemek benim işim değil.

Ama Allah Bakara Suresi 219’da şöyle buyuruyor;

“Ve Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. 

De ki: “Afv” (Yani; Senin, ailenin ve zaruri hizmet giderlerinin dışında) 

"İhtiyaçtan artakalanı (hayır ve hizmet yolunda harcayabilirsiniz veya insanların kusurlarını bağışlayıp hakkınızdan vazgeçebilirsiniz) ." 

Böylece Allah, size ayetlerini açıklıyor; umulur ki düşünür (ve gereğini yerine getirirsiniz).

Diyanet Meali de “ihtiyaçtan artanı” olarak çevirmiş.

Peki, Allah’ın üzerinde düşünmemizi ve yerine getirmemizi umduğu şeyi yapıyormuyuz?

Yani, artanı paylaşıyor muyuz?

Yoksa biriktiriyor muyuz?

Oysa Allah’ın Tövbe Suresi 34’ü yeterince uyarıcı…

Ey iman edenler! 

Ahbar ve Ruhbanın (Yahudi hahamları ve Hristiyan papazları gibi her dini dünyalık kazanç kapısı yapan bilgin takımının) birçoğu insanların malını, hakkı olmadan (din istismarı ve sahtekârlıkla) alıp yemekte (kendisine itimat ve itibar eden kimseleri zalim sistemlere uşak haline getirmekte) ve onları Allah yolundan çevirmektedir. 

Altını ve gümüşü (parayı ve serveti) biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar(a gelince), onlara acı bir azabı müjdele. (Ki bunlar dine hizmet perdesi altında servet ve şöhret edinmektedir.)

Altın ve gümüşü bugünkü dille parayı ve serveti biriktirenleri bekleyen şey çok açık;

Acı bir azap…

Allah “artanın” kimlere infak edilmesini de servet sahibine bırakmamış Tevbe 60’da netleştirmiş.

“Sadakalar (zekâtlar) Allah'tan bir farz olarak ancak, 

Yoksullara, düşkünlere, (zekât toplayan) memurlara, gönülleri (İslâm'a) ısındırılacak olanlara, (hürriyetlerini satın almaya çalışan) kölelere, borçlulara, Allah yolunda olana, yolda kalana mahsustur. Allah pekiyi bilendir, hikmet sahibidir.”

Ve yoksulun, yetimin doyurulmasını istemiş.

“Onlar, kendileri sevip istedikleri halde yoksula, yetime ve esire de yemek verirler.

(İnsan 8)

Kimdir esir olan?

Borcuna esir olan, şartlarının kötülüğüne esir olandır.

Ve rızıkta üstün tutulanların rızıklarını ellerinin altındakilere vermemelerini Allah’ın nimetini inkâr olarak değerlendirmiş.

“Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?” (Nahl 71)

Kimdir ellerinin altındakiler?

Çalıştırdığınız işçilerdir, yardıma muhtaç eşiniz- dostunuzdur, mahallenizdeki komşunuz, size ihtiyaç duyan öksüz-yetimdir… 

Şimdi esas konuya geliyorum…

Korona virüs salgını sebebiyle on binlerce işyeri kapandı.

Zaten var olan 4,3 milyon işsize 3 milyon civarında işsiz ya d ücretsiz izne çıkarılanlar eklendi.

Salgının Türk ekonomisine etkileri uzun bir dönemi kapsayacak ve sosyal, ekonomik sorunlar daha da büyüyecek.

Yoksul kesimler daha da yoksullaşacak.
Gelir dağılımındaki bozulma artacak.
Ey üstün rızık sahibi mütedeyyinler!
Sürekli sabır telkin etmeyin,Allah’ın kitabı açık-apaçık.
Arabın sarığını, sakalını, cübbesini taklit edeceğinize

İNFAK EDİN!

Salgının soluksuz bıraktığı insanların yanında olun.

Müjdat ÖZTÜRK



 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Veysel Kara
    5 ay önce
    Yazınızda gerçekten çok önemli konuya değinmişsiniz ama okumakta zorlandım. Seçilmiş olan yazı karakteri çok yanlış olmuş. Okurken hem göz görüyor hem de anlam kaymalarına sebep oluyor. Kaleminize kuvvet efendim. Takipteyim...
Reklam