Siyasetçi- Yazar- Müjdat ÖZTÜRK

Siyasetçi- Yazar- Müjdat ÖZTÜRK

Gazeteci - Yazar - Araştırmacı.

COVİD 19 BAĞLAMINDA MİLLİYETÇİLİK VE ÇEVRE DUYARLILIĞI

15 Mayıs 2020 - 01:16
Reklam

Covid 19 doğanın kendini yenileme sürecini bozan insana ilahi bir mesaj gibi.

Doğa ile karşılıklılık temeline dayalı bir ilişki yerine sömürü ve denetim altına alma ilişkisini tercih eden insan kar merkezli endüstriyel üretim, yeni üretim teknolojileri arayışı ve enerji kaynaklarını geliştirme iştahını dizginleyemedi.

Doğal kaynakların sınırsız olduğu düşüncesine kapılan insan bu kaynakları hoyratça tüketti.

Bu doyumsuzluğunu doğanın insan için olduğu düşüncesiyle örtmeye çalıştı.

Bunun sonucunda dengesini bozduğu doğada karşımıza çıkan sera etkisi ile oluşan küresel ısınma, asit yağmurları, ozon tabakasındaki incelme, doğal veya doğal olmayan virüsler, nükleer enerji üretiminin yarattığı riskler ve risklerin toplumsal boyutu göz ardı edildi.

İnsan doğanın kendini yenileme sürecine ağır bir darbe indirdi.

Milliyetçilik, modernleşme ile hesaplaşmasında çevrecilik gibi önemli bir boyutu ihmal etti.

Milliyetçilik, modern endüstriyel toplumun egemen toplumsal paradigmasına yani kapitalizm-liberalizmin kar merkezli önermelerine ve sömürüsüne karşı duruş sergileyemeye çalışırken çevrecilik bahsinde yeterli fikir performansı gösteremedi.

Sahip olduğu doğal çevreyi korumanın önemi, korunan bu doğal çevrenin fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı toplum-sağlıklı bireyi inşa edeceğinin önemine vurguda yetersiz kaldı.

Çevrecilik bir anlamda millet için daha temiz ve yaşanılabilir bir çevre yaratma ülküsünü ifade ederken milliyetçilik tarafından yeterince sahiplenilemedi.

Covid 19 sebep olduğu korku ve ölümler dikkate anıldığında toplumların hafızasında olumlu bir imge olarak belli ki yer alamayacak.

Fakat insan yaşadıklarından ders çıkarmayı bilirse Covid 19 toplumlardaki çevre bilincini yeşertmenin ilahi habercisi olabilir.

Elbette milliyetçilik de bu habercinin mesajlarını doğru okumalı insan ve toplum tasavvuruna çevre duyarlılığını, çevre bilincini de dâhil etmelidir.

Çevresel duyarlılığı çok yüksek olmayan Türkiye’de Milliyetçilik bu duyarlılığın oluşmasına katkı sağlamalıdır.

Milliyetçilik çevreciliktir gibi yüzeysel ve içi boş sloganları ve fidan dikme girişimlerini hatırlatarak milliyetçiliğin zaten çevreye duyarlı olduğunu öne sürenler olacaktır.

Ama şunu net ortaya koymak zorundayız;

Çevre duyarlılığı fidan dikmek, yeşili korumak değildir.

Çevre duyarlılığı, çevre dengesi ve doğal değerlerin korunmasıdır.

Bu duyarlılık ekosistemin dengesinin korunmasını, 

Küresel ısınmanın yarattığı buzul erimeleri, 

Deniz suyunun yükselmesi, 

Ozon tabakasının incelmesi için çaba sarf etmeyi kapsar.

Fosil yakıtların kullanımının yol açtığı asit yağmurları, 

Küresel iklim değişikliği tehlikesi karşısında pozisyon almayı gerektirir.

Milliyetçilik, doğayı ve insanı sömürerek milletleri yoksullaştıran ve toplumsal hayatı ekonomik çıkar temelli bir yapıya dönüştüren kapitalizmle mücadelesini çevreci boyutu da ekleyerek sürdürmelidir.

Milletin sahip olduğu doğal çevreyi korumak, sağlıklı bir doğal çevreyi gelecek nesillere taşımak milliyetçiliğin temel vazifeleri arasında olmalıdır.

Endüstrileşmenin yarattığı yoğun çevresel sorunlar önümüzdeki süreçte milliyetçiliğin üzerinde düşünmesi gereken konular arasına girmelidir.

Covid 19 yaratacağı dönüşümleri bize dayatırken doğal dengenin korunmasının gerekliliği üzerinde de düşünmek zorundayız.

Müjdat ÖZTÜRK 


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Reklam