Reşat ÖZMEN

Reşat ÖZMEN

YAZAR

TEK ÇIKAR YOL VARDIR !

18 Mayıs 2020 - 19:21

Hayatı emr-ilahi esaslarına göre yaşamak lazım. 

Zira emir ve yasaklarına uyanlar için, ALLAH C.C. Cennet vaadetmektedir. Orada kalacak olanlara tahayyülü imkansız mekanlar tahsis edeceğini vaadetmektedir.
Malumdur ki ALLAH C.C Vaadi gerçektir, değişmez.

Bu müjdeleyici durumu, insanların birçoğu nefislerine uyarak, görmemezlikten, duymamazlıktan gelmektedir. Onların bu hali sonucunda ALLAH C.C. Onlara Cehennemi hazırlamaktadır. Bu iki mekanlardan birini tercih, kulun iradesine, yönelişine göre oluşur.

Yoksa ALLAH C.C. Kul istemedikçe, hiç kimseye zulmetmez. Yaradan kulun iradi gelişine göre fiili yaratır. Zira Yaradanın her dem yarattığına dair ayetler ile bu husus beyan edilmektedir. Yani ALLAH C.C. İstediği için değil, kulun isteğine ve iradi yönlenmesine göre olayı oluşturur.

Onun için başımıza gelene, Rabbim böyle takdir etti sözü boşunadır.

İnsan olarak yapmamız gereken, önce Kur'an'ın perspektifini iyice kavramak için, amelde bulunmaktır. O rehber edildiği zaman kazasız, belasız bir ömür yaşama hoşnutluğuna kavuşuruz. Aksi halde trafik kurallarına uymamış oluruz ki, kaza geçirmemiz mukadder olur. O zamanda dizlere vurmanın hiç kimseye faydası olmaz.

Ama insanlarımızın birçoğu, aldıkları ladini eğitim sebebiyle, bahis konusu hususlardan bihaber yaşamaktadır. Ayrıca dünyevileşmeyi marifet saymaktadır. ALLAH C.C. Onlar için " bırak onlar yesinler, eğlensinler, arzu(ları) oyalasın. Yakında ( yaptıklarının kötü sonucunu ) bileceklerdir." ( Hicr/3 ) buyurmaktadır. Bu emr-ilahi her insanın kulağına küpe olmalıdır,ona göre davranışlarını, istikametini tayin etmelidir.

Mülkün sahibini dinlemeyen kiracı, eninde sonunda tahliye edilir. ALLAH C.C. Buyruklarına muhalefet edenler de, cehenneme tahliye olurlar. Oranın tasavvur edilmesi dahi insanı ürkütür. İnsanlar bunu düşünmeden, başı boş bir hayat yaşamak için çırpınıp durmaktadır. 
Oysa Rabbimiz başı boş bırakılmayacağımızı beyan etmektedir.

Yaradanın bu beyanları anayasa hükmündedir. Bunlara uymak, her müslüman'ın en başta gelen görevidir.
Ama insanların çoğu bundan bihaberdir. Zira Rabbimiz "(onlar) sağırdırlar, dilsizdirler,, kördürler. Onlar (Hakk'a) dönmezler." ( Bakara/18 ) buyurmaktadır.

Dünyevi ve uhrevi perişanlıktan kurtulmanın yolu " Öyle ise emrolduğun gibi dosdoğru ol." (Hud/112) buyruğuna uymaktan geçer. Yoksa diploması, titri, makamı insanı kurtarmaya yetmez. Ayrıca insanlar hem kendilerine, hemde başkalarına zulmetmemeli, hem de zulmeden kere iltifat etmemelidir.

Çünkü ALLAH C.C. " Sakın zulmedenlere dayanmayın sonra size ateş dokunur.
Sizin Allah'tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım edilmez." (Hud/113) buyruğu ile insanları ikaz etmektedir. Yani azaba müstehak olmamak için, trafik kurallarına uymamız gerekmektedir. Ama insanların ihtirasları frensiz arabaya benzer, eninde sonunda kazaya sebebiyet verir. Bunun önüne geçmek için arabanın bakımına önem verilmelidir.

Ömrün de kazadan beri olması için, emr-i bil maruf nehy-i anıl münkere dikkat kesilmek gerekir. Akıllı insanın, kendini kötülüklerden uzak tutarak, başkalarına hayırlı hizmetlerde bulunması, iç huzurun sağlanması için yeterlidir. İç huzurun olduğu yerde sükûnet olur, saadet olur, selamet olur. Aksi hal felaketlere davetiye çıkarmak olur. Mutlu insanlar hem dünyalarında, hemde ukbada kazananlardan olur.
Dolayısıyla insanın başına gelenler, kulun kendi isteği sonucu oluşur. 

ALLAH C.C. " Biz onlara zulmetmedik.
Fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı." ( Hud/101 ) emr-i ilahi'sini açıklamaktadır. İnsanlar olarak bizim birinci görevimiz, Yaradan'a ubudiyetimizi yerine getirmektir.
Ondan sonra iyi insan olarak kardeşlik hukukuna uymak, haksızlıklardan uzak durmaktadır. Daima doğru olanı yapmak ve her meselede adil davranmaktır. Böbürlenmemektir, çünkü " ALLAH C.C. Böbürlenenleri sevmez." ( Lokman/18 ).

Muhlis kul olmak, halisane düşünmek, kovuculuk yapmamak, ayrıştırıcı olmamak, kardeşlik hukukuna dikkat etmektir. Zira Rabbimiz " Müminler ancak kardeştir." ( Hucurat/10 ) buyurmaktadır.
Bu emr-ilahi bizi istikametlendirmeli, siyasi, sosyal, ekonomik meseleler yüzünden hır çıkarmaktan uzak durmalıyız. Bunlara dikkat edilmediğinde kaos içinde yaşıyor, birbirimizi anlamıyor, tam aksi hakaret etmeyi marifet sayıyoruz. 

Geçici bir dünya için ömrü feda etmemeli, kadr-ü kıyametini idrak ederek hayat sürmeliyiz.
Yasak olandan, haram olandan, çirkin olandan, iffetsiz yaşamaktan,ahlak dışı bir ömür sürmekten içtinap etmeli, böylece Hakk'a teslim olmalıyız.

ÇIKAR YOL BUDUR.....
ALLAH C.C. EMANET OLUN.....




 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum