Reklam
Reklam
 Reşat ÖZMEN

Reşat ÖZMEN

YAZAR
[email protected]

AHLAK İLLA AHLAK

07 Mayıs 2020 - 20:16

   Ey Muhammed! Şüphesiz sen en büyük bir ahlak üzeresin..


" Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim " ( Hadisi Şerif )

Meslekte ahlak, ekonomide ahlak, ticarette ahlak, insanlara arasındaki münasebetlerde ahlak, eğitimde ahlak, aile içi münasebetlerde ahlak, siyasette ahlak çok önem taşır.
Ahlak, ülkenin dinamiklerini geliştirir. Kalkınmanın ivme kazanmasına vesile olur. Adalete güven duyulur. İnsanları hakşinas hale getirir.

Böylece aileler huzura kavuşur, devlet güçlenir.

Tarihte ahlaka önem veren devletler uzun ömürlü olduğu halde, ahlak yoksunu devletlerin uzun ömürlü olmadığı bilinmektedir. Zira ahlak, toplumların müspete yönelmelerinin bir nevi zamkı, bir başka ifadeyle tutkalı durumundadır.

Ahlakın gücünü kavrayan emperyalist ülkeler, ahlakı çökertmek için çeşitli düzenlemeler yapmakta, plan üstüne plan hazırlamaktadır.

Emperyalistlerin, bir nevi, askeride misyonerlerdir. Misyonerlerin sinsi çalışmaları sonucunda aile içi ahlak çökertilmiş ve ihtilaflar körüklenmiştir. Malumdur ki misyonerlerin faaliyet alanı az gelişmiş ülkeler ve ekonomisi çıkmazda olan memleketlerdir.

Çünkü kendine yetmeyen devletler, başkalarına el açmak durumunda kalır. O zaman da emperyalistlerin türlü faaliyetleri ile her alanda sarsıntılara maruz kalır.
Nitekim emperyalistler önce ahlak durumunu dumura uğratmak için çeşitli ilgi çekici şovlara, modalara başvurur.

Böylece zayıf ahlak sahiplerini kolaylıkla ağlarına çeker ve onlara gayri ahlaki görevlendirmeler yükler. Neticede de ahlakta zaafiyet başlatıp, insanların ar ve hayâ damarlarını çatlatır.

Böylece ahlak ve maneviyat çöker.

Helal haram düşünülmeyen bir alan oluşur. İnsanları manevi bekçiden mahrum bırakır. Herkesin yaptığı yanına kâr kalır. 

O zamanda enaniyet dorulaşır, insanlar böylece hep bana demeye başlar. Bu durum milli ve manevi bağları ortadan kaldırır. Örfler devre dışına itilir. O zamanda insanlar, bunalım içinde kıvrandığından, misyonerlere kolaylıkla teslim olur. Bunların verdiği talimatlara uymaya çalışır.
Böylece yozlaşan bir nesil oluşur.
Millet Vatan Bayrak sevgisi sıfırlanır, uşaklık başlar.

Binaların çimento ve demire ihtiyacı olduğu gibi, toplumlarında payidar olması için ahlaka dayalı olması gerekir. Aksi halde çimento ve demirsiz binalar en ufak bir sarsıntı ile yıkıldığı gibi, ahlaktan nasipsiz devletlerin de ayakta kalması mümkün değildir. Çünkü ahlak öyle bir yapıştırıcıdır ki, millet fertlerini bir arada tutarak, payidar olmalarını sağlar.

Etik ve estetik anlayıştan mahrum olan insanlar neden olur, hakşinas olmaz. Her şeyin sahibi olmak ister. Bu hal,yaradılışa aykırıdır. Çünkü insanın tek başına yaşaması mümkün değildir.

Ancak toplum içinde yaşayabilir.
O zamanda sosyal olur, sosyalitesi artar. İlgi çeker, yapıcı olmaya çalışır, bölüşmeyi şiar edinir. Böylece ahlaki esaslara uymakla medenileşir. Ticareti, ekonomisi, adaleti ivme kazanır. Ülkede huzura kavuşur.

Çeşitli kitaplardan alıntıladığımız, ahlakla ilgili önemli tedbirler aşağıya derc edilmiştir. Şöyle ki;
1- Milletler, parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çöker.
2- Milli ve manevi ahlak olmayan yerde, millet de, medeniyet de olmaz.
3- Ahlak, insanlığın bekası için lüzumlu kaidelerin toplamından ibarettir.
4- Kıyamet günü mizana konan amellerin en ağırı güzel ahlaktır.
5- Ahlak, güzelliğin, asaletin kemalidir.
6- Ahlaksızlık, karanlıkların dostudur.
7- Ahlaken düşmüş olanlara ahlaki bir hayat kazandırmak, ölüleri diriltmekten daha üstün iştir.
8- Ahlak kuvvetlerini kaybetmiş bulunan bir millet, her şeyini kaybetmiş demektir.
9- Bir milleti siyasi huzur ve saadete götüren imkan ve desteklerin başında ahlak gelir. Ahlaksız bir halk hükümetinin yaşamasına imkan yoktur.
10- Hiçbir cemiyet ahlak olmadan var olamaz. Din olmadan da hiç bir zaman iyi ahlak olmaz.
11- İnsanlar arasında köklü bir ahlak ve adalet anlayışı olmadan, barış, huzur ve hoşgörü ortamı gerçekleştirilemez.


Neticede, millet olarak devlet yönetimini teslim edeceğimiz insanların, ifade etmeye çalıştığımız esaslara uygun olup, olmadığını araştırmadan, görev başı yaptırmak, ahlaki zulmün en büyüğüdür. Ahlaken temayüz etmemiş, bir başka ifade ile ahlaken yozlaşmış bir yönetimin insanlara faydası olmaz. Bu hal olsa olsa ahlaksızlığın işine yarar. 

Selam doğruyu bilen o yolda giden ahlaklı insanlara olsun.....

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum