Reklam
Reklam
Prof. Dr Hasan OKTAY

Prof. Dr Hasan OKTAY

Prof. Doktor Kafkassam Başkanı
[email protected]

Türk dünyası Taliban'ın tuzağına düşer...

24 Temmuz 2021 - 00:40

14 Haziran ABB başkanı Biden Erdoğan görüşmesinden sonra Taliban hareketi Türkiye’nin gündemine girdi. ABD ve Rusya’nın Başedemediği laf söz dinlemeyen eli silahlı ve oldukça da tecrübeli bir örgüt olduğu iddia edilen yapı ile karşı karşıya kaldık. Pakistan coğrafyasında ABD tarafından Koruyup kollanan Yetiştirilen bu örgüt Şimdi Afganistan’ı ele geçirmek için büyük bir mücadele veriyor.

Afganistan nere Türkiye nere dememek ve bu örgütün acilen önünü almak gerekiyor. Taliban üzerinden Türkiye’nin tehdit edildiği göz önünde bulundurulursa Türkiye büyük bir açmaz ile karşı karşıya demektir.

Öncelikle örgütün yapısı hakkında herhangi bir bilgi edinmeden bölgeye Sırf Amerika istedi diye gitmek en büyük eleştiri konusu.

Evet amerika ile Türkiye’nin 14 hazirandaki görüşmesi neticesi bu hareketlilik söz konusu olduğu için yapılacak harekat ciddi olarak eleştiri almaktadır.

Eleştirin haklı tarafları var haksız tarafları var. Haklı olan eleştiri herhangi bir bilgi Kaynağı oluşmadan sırf ABD istiyor diye gidiliyor olması bile Türkiye’ye bir fayda sağlayacak.

Zira 1950 yılında Türkiye NATO’ya girebilmek için Kore’ye asker göndermek zorunda kalmıştı. Şimdi ise batı ile Amerika ile oluşan güven problemini çözebilmek adına yeniden NATO’da istediğimiz etkiyi elde edebilmek adına Afganistan Kabil havaalanına asker göndermemiz Türkiye açısından bir olumlu harekettir.

Güney Türkistan da meydana gelen olaylar dünya basınında yansımasının ötesinde çok daha farklı gelişmelere sahne oluyor.
Coğrafi uzaklık adına Türkiye’ye neredeyse 3000 km mesafede olan Afganistan’a asker göndermek muhalefet tarafından eleştiri konusu yapılacaktır.

Oysa muhalefet sırf asker göndermeyi değil zihin olarak hazır olunmayışını ve Taliban zihniyeti konusundaki hükümetin ikircikli tutum daha fazla ön planda tutularak hükümete karşı düzeyli bir eleştiri yeni öntemini benimsemeliydi.
Eleştirinin yapıcı boyutu Türkiye açısından bir Kazanca dönüşebilir.

İşid Sünni refleks

Geçtiğimiz yıllarda Irak ve Suriye topraklarında birden ortaya çıkan işid hareketi hakkında Hükümetin en temel savunma argümanı Sünni bir refleks olduğu yolundaydı.

Türkiye cumhuriyeti devleti vatandaşlarının çoğunluğumun Sünni mezheplere mensup olması Hükümet açısından bir savunma mekanizmasının kalkanı olarak görüldü.

Oysa Türkiye’deki Sünni anlayış ile hambeli ekolüne mensup Suudi Arabistan menşeli vahhabi hareketinin Zihinsel anlamda bir birliktelikleri söz konusu değildir.

Fakat bu ince ve temel ayrıntı pek bilinmediği için hükümetin işid hakkındaki Sünni refleks ifadesi Mantıksal bir zeminde eleştirilemedi.

Şimdi geldiğimiz son durumda Pakistan kökenli Amerikan planlı özellikle afgan halkının rağbet ettiği Taliban hareketi hakkında aynı yanılgıya düşmemek gerekiyor.

İşid gibi Taliban da bir Sünni hareketi olarak görülebilir.
Zaten hükümet yetkililerinin zaman zaman yapmış olduğu açıklamalarda bu bilinç altı ifadeyi görmek mümkün.
Arap kökenli Sünni hareketler iki düşmanlık üzerine düşünce sistematiğini oluşturmuştur.

İlki Şiilik meselesinden dolayı Fars toplumlarına diğeri ise her ne kadar Sünni olsa bile Türklere karşı bir düşmanlıkları söz konusudur.

Her fırsatta Arap toplulukları ve düşünce sistematik mensupları bu iki topluluk hakkında sürekli aşağılayıcı ve görmezlikten gelerek yok sayma yönteminiKullanmaktalar.

Türkler ise Müslüman dünyasını İslami düşüncesini tek merkezli değerlendirdikleri için Arap eksenli bir Zihin çözümlemesi yaparlar.
Taliban meselesine dönersek evet Taliban görüntü ve şekil itibarıyla İslami bir sistem kurmak arzusundadır.

Arkasında ise Suudi Arabistan ve körfez ülkelerinden bazı devletler olduğu artık basın tarafından aleni ve açık olarak tartışılmaktadır. Taliban üzerinden Türk İslam düşünce sistematiğini yok etme fırsatını elde eden Arap alemi


Şimdiden Taliban’ın arkasına saklanarak onu başarısı için gayret göstermektedirler. Hükümetin yapması gereken ABD ve NATO ile yapılan görüşmeler neticesinde Afganistan başkenti Kabil havaalanına asker göndermekle beraber bölgenin tamamen Taliban eline geçmesini de engellemek zorundadırlar.

IŞİD örneğinde görüldüğü gibi Talibanı da bir Sünni refleks olarak anlama ve algılamaya çalışmak Türk ordusu eliyle Türk düşünce sistematiğini yok etmek anlamına gelecek sonuçlar doğurabilir.

Maalesef son 50 yılda Arapcılığı din zanneden bir anlayış hemen hemen her Sünni yapıya hakim olmaya başladı. Bu yapıların hükümeti de etkilediği göz önünde bulundurulursa önümüzdeki beş yılda Türkistan coğrafyası ne gibi bir tehlikeyle karşı karşıya olduğu daha iyi anlaşılır.

Türkiye’deki İslamcılık maalesef Arapçılık istilasına uğramış durumda. Bu süreç Türk düşünce sistematiğine zihin yapısını Arap zihnine dönüştürme şeklinde tezahür etmeye başladı. Ne işid Sünni reflekstir ne de Taliban sünni reflekstir.

Her ikisi de Türk İslam düşüncesini yok edip yerine Arap aklını ikame etmek için Ve tüm dünyaya Bu çarpık zihniyeti İslam diye geliştirmek için Kurulmuş ve faaliyetlerini sürdürmektedir.
Türkiye ve Türk dünyası için Mâturidî düşünce sisteminden başka kurtuluş yolu yoktur.

Maturidi Türkçe Taliban

Taliban bir nakil hareketidir zamanımızda geçmişi yaşar bir nevi mevcut problemlere çözüm bulamayınca geçmişin donmuş problemleri etrafında ulema nakilleri ile oyalanan bir zihin yorgunluğu hareketidir.

Akıl kebair günahlardan sayılır dil (onlara göre) cennet dili Arapçadır.

Arapların dışında kimse dini yaşayamaz onun İçin Arap urbası kisvesi giyinilmelidir.

Bu saçma düşünceye göre içtihat kapısı kapanmıştır ve İslami hayat ancak asrı saadete uyarsanız yaşanır.

İşte bu düşünce Sünni dünyayı temsil edemez bu Sünni refleks değil bu zihniyet ile Türkiye’de oluşan İslam düşüncesinin bir alakası yoktur ve bu Taliban felsefesine sahip çıkılırsa Türkiye coğrafi anlamda çöl olur türk düşünce sistemi kuraklaşır Türk dünyası Taliban’ın tuzağına düşer.

Türkçe ve Maturidi inanç sistematiği hem Türkiye’nin hem Türkçenin ve hem de Türk dünyasının ve aynı zamanda da İslam dünyasının kurtuluşuna vesile olacaktır.

Hasan Oktay

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum