Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Ömer ÖZKAYA

Ömer ÖZKAYA

[email protected]

Gücün diyalektiği, morfolojisi ve kimyası...

12 Ocak 2021 - 00:23

Tüm brifing dosyalarının, PowerPoint sunumlarının ve son durum raporlarının bugün gündeme getirilmesi iptal edilmiştir. Gündemimiz, gücü ve unsurlarını yeniden tanımlamak üzerinedir. Yepyeni bir tablo ile karşı karşıyayız. Ülkemizin, ulusumuzun ve bileşenlerimizin -son anda taraf değiştirmedilerse- gücünü yeniden koordinatlamak ve değişen şartlara göre yeni bir ordu, yeni bir devlet, yeni bir ulus tanımı yapmak artık zorunluluk haline gelmiştir.

Bileşenlerimiz, müttefiklerimiz ve dostlarımız gibi kavramların da yeniden üretimi söz konusudur. Bilinmesini isterim ki bu türden toplantılar tüm başat başkentlerde yaratıcı ve devrimci bir yaklaşımla fazlasıyla yapılmaktadır. Eski kavramları bir yana bırakarak, GÜÇ, EGEMENLİK, EKONOMİ, ORDU VE DİPLOMASİ’ye yeni tanım getirme seanslarını başlatıyorum.

-Efendim, genelkurmay başkanı olarak yeni durumumuzu tanımlıyorum. Ordumuz konvansiyonel bir güç olarak dünyadaki en güçlü ordudur. Fakat ne yazık ki bu eşsiz gücün aşırı kullanımı sonucunda stratejik sonuçlar elde etme kapasitesi sıfıra yakındır.

Ordumuza, Ortadoğu'da, örneğin Irak’ta kullandığımız gibi ya da Suriye, Mısır, Libya ve Somali’de konuşlandırdığımız gibi fonksiyon gördürme olanağımız hala vardır. Fakat buradaki heyettekiler de önemli oranda katılıyor ki konvansiyonel güç ve güç unsurları, önümüzdeki süreçte eski statümüzü teyit, takviye ve geliştiriciliği pekiştirmek için kullanılacak durumda değildir.

Asya’da Japonya’yı yendik, Vietnam'da başarısız olduk. Asya, Avrupa’ya yeni bir ruh ve enerji ile beden verdi. Fakat bizim ulusumuzun Asya’da konvansiyonel imajı ve tarihteki bıraktığı izler, ya çok daha ağır bir konvansiyonel ve post konvansiyonel savaş stratejisi uygulamamızı zorunlu kılacaktır ya da Asya’da gücümüzü, sizin de ifade ettiğiniz gibi, yeniden tanımlamak ve yeni nesil silahsız ordu kullanarak ağırlığımızı artırmak zorundayız.

-Sayın genelkurmay başkanı, Batı'nın yeni bir ideolojiye ve felsefeye gereksinim duyduğunu hepimiz biliyoruz. Fakat bunun, Kapitalizmin, Sosyalizm veya Marksizm’in ya da antik ekonomik “izm”lerin yeni sürümleri olmaması zorunluluktur.

-Çok daha devrimci yaklaşımlar istiyorsak birçok bilim dalından bilim insanlarını bu toplantılarda dinlemek durumundayız.

-Bu aşamayı maalesef şu koşullarda işletemeyiz. Devlet bürokrasisinin birikimlerini öncelikle son kertesine kadar kullanmalıyız. Ordunun en az yüz tane Harvard ve MIT düzeyinde üniversite kuracak kadar yetişmiş personeli var. Bunları acilen değerlendirmeye almak gerekmektedir.

-Dışişleri de Orta Avrupa’nın doğusunda kalan tüm personelinin bilgilerinin yeni sürece ve konsepte göre güncellemesi ve simülasyonu işlemini başlatmıştır efendim.

-Efendim, maliye, hazine, bankalar, teknolojik merkezlerimiz, üniversiteler ve şirketlerimiz, bu yeni olağanüstü tablonun gerektirdiği tüm güç ve güç unsurlarını tanımlamak ve sağlamak konusunda kısa zamanda koordine ve organize edilebilir.

-O halde şimdi "güç" dediğimiz sihirli kavrama yeni bir içerik vermek, konvansiyonel gücümüzü yeni üreteceğimiz güçle birlikte kullanmak için devlet siyasetini ve diplomasisini burada bugün formatlıyoruz.

-Efendim, konvansiyonel yapımızın bu kadar iş göremez durumda olduğu bir panik yanılsaması olamaz mı?

-Panik yanılsaması mı? O süreç ve eşik çoktan aşıldı sayın bakan. Hiper geometrik oranda gelişen ekonomik, finansal, askeri, diplomatik, bilimsel ve teknolojik olgulardan söz ediyoruz. Sahip olduğumuz tüm konvansiyonel güç hurda yığını gibi kalabilir elimizde.

-Nükleer güçlerimiz var.

-Ardımızda Hiroşima’lar, Nagazaki’ler veya Vietnam’lar bırakarak daha ne kadar mesafe alabiliriz?

-Önümüzdeki süreçler ne yazık ki eski usulleri, stratejileri ve yöntemleri reddediyor.

-Aksi olsaydı Trump zaten sonuç alırdı. Her şey "yeni nesil" diyecektim artık o bile demode oldu

-Gelişmeler hipersonik hızda. Kriz masaları ve master kriz masaları oluşturulması kararı acilen alınmalıdır.

-Olağanüstü master kriz masaları desek daha uygun.

-Yüksek dereceli panik düğmesine mi basıyoruz?

-Diğer önemli ülkeler gibi biz de yüksek dereceli panik düğmesini maalesef kullanıma aldık.

-Elias Canetti’nin “kitle ve iktidar” kitabı yeni duruma uyarlanamaz mı? Kendisini davet etsek.

-Ölmese kesin burada olur, kitlelerin, iktidarın ve gücün yeni tanımını ondan alabilirdik.

-Efendim güç kavramına diyalektik, morfolojik ve kimyasal açılardan da bakabiliriz.

-Diyalektik yöntemi zaten istihbarat, finans ve diplomasi alanlarında yoğun şekilde kullanmıyoruz mu?

-Tabii ki kullanıyoruz. Dinsel, kültürel, etnik, yani antropolojik olarak diyalektik yöntem, çarpan etkisi yaratacak şekilde yoğun kullanımda.

-Efendim, ben kullanım türünü geliştirmekten, yeni boyutlar eklemekten ve negatif diyalektikten bahsediyorum.

-Negatif diyalektik de nedir?

-Düne kadar ve şu anda pozitif lineer yani dikey diyalektiği kullandık. Şimdi de tersini kullanıma alalım önerisini getiriyorum.

Makalenin devamı ve yazarın diğer makaleleri altta gösterilen link-tedir.
Gücün diyalektiği, morfolojisi ve kimyası | ŞARKUL AVSAT (aawsat.com)









 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum