Reklam
Reklam
Müjdat ÖZTÜRK

Müjdat ÖZTÜRK

Gazeteci - Yazar - Araştırmacı.
[email protected]

SEDAT PEKER- SUSKUNLUK SARMALI VE TOPLUMSAL FELÇ...

17 Haziran 2021 - 20:55

 

 

Türkiye, olağanüstü süreçlerden geçiyor cümlesi artık o kadar sıradan ki…

Olağanüstü süreçlerden geçmiyoruz, geçemiyoruz; sürekli olağanüstü süreçleri yaşıyoruz.

Hatta olağanüstü süreç kelimesi olağanlaştı.

**

Siyasette deprem yaratan açıklamalar video kanallarında milyonlarca izleyicinin ilgisini çekerek seyredilme rekorları kırarken kendisini baskı altında hisseden toplum sessiz.

Adeta uyuşturulmuş, kısmi felç halinde.

Toplum, tepkisini sosyal medyanın ötesine taşıyamıyor.

Siyasetin kirlenmişliğine toplumsal tepki koyamıyor.

Bu tepkisizlik iddialara bir suskunluk duvarı oluşturarak kayıtsız kalan iktidarın işini kolaylaştırıyor.

Bir başka ülkede yaşansa sokağa çıkamayacak siyasetçiler, gazeteciler görevlerini sürdürüyor.

**

Sedat Peker’in videoları siyasetin, medyanın kirliliğini ortaya koyması bakımından önemli.

Çünkü içeriden biri.

Bu içeriden olmak “içeride” yaşanan kirliliklere tanık olmak hatta kirliliğin bir kısmında birlikte olmak anlamı taşıyor.

O yüzden çok seyrediliyor, o yüzden Türkiye bir mafya babasının söylediklerini önemsiyor.

Yayınlanan videolarda öne sürülen iddialara rağmen ki iddiaların bir kısmının doğrulandığı da dikkate alınırsa savcıların hala harekete geçmemiş olmaması şaşkınlık verici.

Oysa gizli tanıklarla Genelkurmay Başkanının tutuklandığı bir ülkede yaşıyoruz.

Dolayısıyla iddiaları öne sürenin kimliğinin bu aşamada bir önemi yok.

Limana çökmeler, iş adamına çökmeler, iş adamlarından rüşvet istemeler, bakanlara, milletvekillerine yönelik iddialar, gazetecilere yönelik iddialar…

Her biri ayrı siyaset ve medya dünyasındaki kirliliği ortaya koyan çarpıcı iddialar.

İddialar diyorum bakın çünkü araştırılmaya, sorgulanmaya doğrulanmaya muhtaç.

Ama ses yok, hareket yok.

 Herkes devekuşu misali başını kuma gömmüş bekliyor.

**

Peki, toplum ortaya dökülen bu kirliliğe niçin sessiz?

100 milyondan fazla seyredilmiş olmasına rağmen bu suskunluğun, tepkisizliğin sebebi oluşturulan baskı mı?

Çok açık ki ülkemizde toplum üzerinde kurulan baskı ve korku ortamı toplumsal felç durumu yaratmış gözüküyor.

Siyaset-medya-mafya ilişkisinden açığa çıkan kirlenmişlik kıpırdayamaz, refleks gösteremez hale getirilen milletin tepkisini yeterince çekmiyor.

Sosyal medya dışında toplum sesini yükseltemiyor, tepki gösteremiyor.

Suskunluk sarmalı toplumsal kesimlere hâkim oluyor.

**

Aslında sessizliğin tepkisizliğin sebebi belli; KORKU.

Korku, bireyin algısını, davranışını, düşünme biçimini etkileyen güçlü bir duygudur.

Birey veya toplum kendisini psikolojik olarak güvende hissetmiyorsa düşüncelerini ortaya koymaz, tepkisini sergilemez.

Bu yönüyle toplum üzerinde yaratılan baskının işe yaradığını görmek lazım.

Bu korku ortamı toplumu suskunluk sarmalına itiyor.

**

Peki, bu suskunluk sarmalı nasıl kırılır, toplum içine sürüklendiği bu toplumsal felç durumundan nasıl kurtulur.

Bu sarmal Türk Milletinin haksızlık karşısında aldığı tutum ve davranışların kendisine hatırlatılmasıyla kırılır.

Bu sarmal gerçeklerin halka anlatılmasıyla, halkın harekete geçirilmesiyle, 

Gökalp’ın dediği gibi “halka doğru” giderek kırılır.

Halka doğru gitmek ne demek?

Ziya Gökalp bu soruyu Türkçülüğün Esaslarında şöyle cevaplar; “Bir milletin münevverlerine, mütefekkirlerine o milletin güzideleri adı verilir. Güzideler yüksek bir tahsil ve terbiye görmüş olmakla halktan ayrılmış olanlardır. İşte halka doğru gitmesi lazım gelenler bunlardır.” cevabını vermektedir.

**

Sedat Peker’in büyük ilgi gören videoları kadar Sedat Peker’in videolarının da neden bu kadar ilgi gördüğü üzerinde düşünmek durumundayız.

Bu aslında toplumun içten içe kaynadığını, her ne kadar sesini yükseltmesi sonucunu doğurmasa da bu iç hesaplaşmayı dikkatle izlediğini ortaya koyuyor.

Toplum iktidara bağımlı partizan medya yapılanmasına, gazeteci görünümlü rüşvet ve şantajcılara, kirlenmiş siyasete duyduğu tepkiyi videoları izleyerek gösteriyor.

Bu iddiaların birer birer doğrulanması bu sessiz tepkiyi bir toplumsal reflekse dönüştürecek ve bu toplumsal tepki temiz siyaset temiz toplumun önünü açacaktır.

İşte Gökalp’in GÜZİDELERİNE burada büyük iş düşüyor.

Güzideler yüzünü halka dönecek ve doğruları bire bir anlatacak.

Eminim ki bu millet Gökalp’in GÜZİDELERİNE kulak tıkamayacak, bağrına basacak.

Ve milletin sırtına yapışmış bu asalaklardan Türkiye kurtulacak.

Müjdat ÖZTÜRK


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Esen Zafer
    2 ay önce
    ..Güzideler yüksek bir tahsil ve terbiye görmüş olmakla halktan ayrılmış olanlardır. İşte halka doğru gitmesi lazım gelenler bunlardır.” Nerde o güzideler? Ülke en son darbeyi Plandemi ile aldı ve Türkiye içinden işgal edilmiş ev hapsinde yaşıyor. Siz hiç DSÖ ile yapılan anlaşmayı bu devletin hiçbir savcısı hakimi polisi jandarması askerinin kendilerine dokunamayacağını duydunuz mu? Kendi ülkesinde kendi bedeni üzerinde hükmü olmayan insanların hangi sağlıklı akılla ve bu iktidar muhalefet rezil siyasetin nersine güven duyacak? Hangi güzideler? Kendini ve aklını küresel mafyaya kiralamış güzideler mi? Mafyatik veya feodal sistemin legalleştirilmesinden başka bir işe yaramaz bu olanlar ve güzideler güzidelikte epey geç kalmışlardır. Türkiye kendi vatandaşını ilaç sanayiine ve IMF e satan bir ülkedir.İnsanlar umutsuz mutsuz ve korku içinde ruhları esir alınmıştır. Soykırımına maruzdur. Uyanın desek ne fayda