Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Meryem AKIN

Meryem AKIN

[email protected]

İLAHİ DAVET...

07 Mayıs 2021 - 18:50



Kainatın sır dolu göğsü yarılsın!..
Ve..ilahi sırlar yer yüzüne saçılsın!..
Cümle âlem payına düşeni alsın!..
Aşk ile Hu!....

Bir ilahi davetin nidası iner,
Kızıl şafağın koynuna..
Gönül ehli çağrılır; bu aşk yolculuğuna...
Bir bilge fısıldıyor,
Ruhuma, mana dilinden..
İçimde ötelerden bir şey filizleniyor,
Aşkın ilminden...

Bir Kamil Bilge geldi rüyamda, elinde asa ile,
Bir sofra açtı önümde, ağzında dua ile,
Bir ilahi sofra kurulur, iki cihan arasına;
Cümle beşer buyur edilir, o sofranın başına,
Herşey çok tanıdık,  ama çok farklı idi
Bu sofra ki; 
Bilinmedik bir alemin kapısıydı...

Hem zahirin aynısıydı 
Hem de yabancısıydı...
Herkesin önünde bir kap, adı nasip imiş 
Beşerin nasibi,  ancak kabı kadar imiş 
Edep ile oturan irfan ile kalkar 
Bu şerefli sofradan,
Giy o tac-ı emin ol her belâdan 
Meğer edep nur-u taç imiş Hüdâ'dan
Dervişlerin ahlakı bu yoldan geçer imiş
İlahi aşkı tadan ince ince yanar imiş
Dimağından vazgeçen, kalp ile yol alırmış
Sonra; 
Kırklar belirir bir bir o sofranın sağından 
Onların yiğitliği,  nefis dağı aştığından 
Heybeti ile Hızır(a.s.) belirir,
Kırkların en önünde...

Meraklı bakışlara düçar olur,
O güzel nur yüzü ile...
Yavaş yavaş ilerleyip bir divana gelirler
O divan ki önünde saygı ile eğilirler
Öyle bir makam  ki; sır perdesi açılır
Ol beşerin cümlesi, habibim diye haykırır!..

Gül kokusunu alanların  benzi solar, sararır..
Ey..adı güzel, kendi güzel Muhammed(sav)
Onsekizbin alemin Mustafa'sı
Sen ki; insanlığın imamısın,
Sen ki;  fahri kainatsın,
Kim alemlere amber olmuş sen gibi,
Kim dört ilahi dinde, 
Her dilde kutsanmış sen gibi,
Sen ki; alemlerin nur yumağı, 
Sen ki; alimlerin ibresi,  
Sen ki; yüce rahmet pınarı,
İlmin kalbisin!...

Yokluk bile yokken kim vardı sen gibi,
Ahhh...gönüller sultanı;
Sen ki; yaralı kalpler sifasısın, 
Sen ki; yüce aşkın kıyamısın,
Ervah-ı Ezelin Kapısını sır ile açarsın 
Mucizelerini bir bir önümüze saçarsın
Sen ki; keremini, kerametini gösteren
Miraç padişahısın...

Sen ki; sadeliğin içinde ki,
En büyük ihtişamsın....

Hep seninle ama sensiz idik,
Naçizane aczimize bakmadan, 
Vuslatını diledik...

Nurun önünde kıyam ettik, manaya erdik
Aşkın ile eridik, hiçliğe vardık
Sen ki; Dünyayı istila eden herşeyin ruhusun
Sen ki; gönül saraylarının nurusun 
Ahhh..öteler ötesinin sultanı, 
Ahhh efendim!..

Öylesine senle doluyum,
Ölesiye sensiz...

Öylesine coşkuluyum,
Öylece sessiz...

Yüceliğinde eridim,bittim, titredim...
Sır aşikar oldukça;
Aşıklar, erenler titredi, evren titredi
Kabe titredi siyah örtüsü altında,
Gözlerden akan yaş titredi.
Tadılan ama duyulmayan aşkının,
Erilen ama yetinilmeyen 
Lezzetindeki kullar titredi...

Ey..Lehv-i Mahfuz'un 
Tercümanı ve de tebliğcisi
Ey..ahir zaman nebisi ve alemin efendisi  
Cahil idik, bildik..
Aşkın ile nimetlendik...

Bu sofrada onurlanan nasıl aynı olurdu
Anlatan ve anlatılanın üzerinden akan nurda
Şimdi susma ve şükür  zamanı...

Çünkü; derin sırlar,
Derin sükuneti sever....

Meryem Akın

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum