Reklam
Reklam
 Leyla DÜZEL

Leyla DÜZEL

YAZAR - ŞAİR - SİYASETÇİ.
[email protected]

UKRAYNA VE BÖLGEDE GÜÇLENEN TÜRKİYE ...

10 Nisan 2021 - 20:50

 

 

Amerika, süper güçten düşmenin sancısını çekiyor...

Biden, eli silahlı katil olarak o titrek haliyle yine siyaset sahnesinde.
Dede Bush'tan beri süre gelen Ortadoğu'yu Arap Baharı adı altında yeniden şekillendirme benzeri güç gösterisine soyundu.

Bir farkla. 
Türkiye, her türlü at oynattığı sıkı müttefik pozisyonunda artık değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan çok tecrübe edindi.
Hatalarından ders aldı. 

Türk Silahlı Kuvvetleri FETÖ artıklarından temizlendikçe Metehan'ın ordusu fikriyatına, yani özüne döndü.
Ülkemizin ezilen, temiz Türk evlatları her alanda görev aldıkça güçleniyoruz. 

Cumhur İttifakı ile gelinen bu noktada, sadece Ortadoğu'da değil, ezilen tüm Dünya coğrafyalarında artık Bozkurt işareti yapan kardeşlerimiz var.

Geçmişte Amerika ve Rusya'nın belirlediği politikaları, Türkiye bir kılıç darbesiyle yarmış ve adalet sağlayıcı bir konum ile adeta ortalarına dalmıştır. 

İşte ülkücülerin dava dediği, Dünya'ya Nizam'ı Alem getireceğiz dediği olay budur.
Türk Turan Coğrafyasının 350 milyon nüfustan oluşan gücünü nihayet hissettirmeye başladık.

Trump bu gerçeği görmüş ve Erdoğan ile birçok konuda Türkiye lehine işbirliği yapmıştı.
Fakat onlarda, hükümetler değişse bile değişmeyen bir mentalite hakimdir.
Bu da, olmayan gücü varmış gibi gösterme başarısı.
Türkiye, Suriye konusunda 15 Temmuz öncesi pek çok hatalar yaptı.

Müttefik zannettiği Amerika ile yol ayrımına gittiği günden beri Suriye'de gücünü kanıtladı.
Rusya ile sağlam zemine oturan çıkar ilişkilerimiz var.
Putin ve Erdoğan birbirlerini ezmeden, her ikisi de ülkelerinin faydasına çalışmalar yapıyor.
Bu yakınlaşma en çok da Amerika'nın yeni yönetimini rahatsız ediyor.

Malesef Türkiye çok zor bir coğrafyada varoluş mücadelesi veriyor.
Şimdi de bir Ukrayna krizimiz var.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) 1991 yılında dağılmasıyla, birçok bağımsız ülke ortaya çıktı.
Kırım topraklarını da içine alan Ukrayna Devleti bunlardan biri. 
II.Dünya Savaşından sonra Almanya'ya destek verdiği öne sürülerek SSCB tarafından Kırım Tatarları büyük zulme uğramış ve topraklarından sürülmüştü. 

O bölgelere çok sayıda Rus ve Ermeniler yerleştirildi. 
Daha sonra Kırım Tatarlarının ülkelerine dönüşüne izin verildi ama dönmeyen de çokları oldu.  
Bir bölümü Ukrayna'da, 2 milyon civarı Kırım Tatarı da ülkemizde yaşar.
Kırım Özerk Cumhuriyeti 1991'de SSCB yıkılana kadar Rusya'nın toprakları içindeydi. 

Ukrayna bağımsız devletini kurunca bu kez de Ukrayna'ya bağlı Özerk Cumhuriyet olarak Rusya'nın ilhakına kadar kendi başbakanları tarafından yönetildiler. 

2014 senesinde Ukrayna'nın Rusya sınırında olan Donbass bölgesinde büyük olaylar oldu.
Bu bölge kömür madenleri sebebiyle uzun yıllar SSCB'nin ve daha sonra da Ukrayna'nın enerji ihtiyacını karşılayan verimli topraklara sahiptir.

Kiev yönetimi AB'ye girme isteğini 2014 yılında açıkladı. 
Büyük oranda Rus nüfusuna sahip Donbass bölgesi ayrılıkçıları buna karşı çıktılar.

O dönem 13 bin kişi bu iç savaşta öldü. 
Bu felaketi durdurmak amacıyla Minsk Grubu kuruldu.
ABD, Fransa ve Rusya'dan oluşan eş başkanlara ek olarak, AGİT Minsk Grubu'nda Belarus, Almanya, İtalya, Portekiz, Hollanda, İsveç, Finlandiya, Türkiye ve sorunun tarafları olan Azerbaycan ve Ermenistan yer almaktadır.

İç savaş sonrası, bir zamanlar SSCB'ye ait olan daha sonra Ukrayna toprakları içinde sayılan Rus yanlısı Donetsk ve Lugansk şehirleri (Donbass Bölgesi) özerklik ilanı ile Novorossiya Federal Devletini 22 Mayıs 2014'te kurdu. 

Bundan kısa bir süre önce de 18 Mart 2014'te Kırım Özerk Cumhuriyeti'ni Rusya ilhak etti.

Rus silahlı milisleri Kırım Tatar Meclisini dağıtarak Rus yanlısı bir Başbakan atadı ve 16 Mart 2014'te referandum yapıldı. Sözde referandumdan Rusya'ya bağlanma kararı çıktı.
Bu kararı Rusya ve birkaç küçük ülkenin harici Türkiye dahil kimse tanımadı.

Türk Devleti Kırım'ı halen Ukrayna'nın bir toprağı saymaktadır.
Gelelim Ukrayna meselesine.
Geçen ay Ukrayna silahlı kuvvetleri Donbass Bölgesinden üzerlerine devamlı ateş açıldığını ve Rusya ile Donbass Bölgesi sınırına Rusların devamlı silah yığdığını açıkladı. 

2014'den beri ateşkes olan bölgede Ukrayna yeni bir Rus ilhakının olmasından endişeleniyor ve bölge ülkelerinden yardım istiyor.
Amerika uzun menzilli silah yüklü 2 savaş gemisini Karadeniz'e yolladı.

2016'dan beri Türkiye, Ukrayna ile iyi ilişkiler içinde.
Hem askeri hem ticari ilişkilerini çok güçlendirdi. 
Amerikan yanlısı Kiev Hükümeti ile Ruslar arasında bugüne kadar denge politikasını oturttu.

Ukrayna üzerinde belli bir güce sahibiz.
Amerika, 10 bin kilometre öteden niye iki savaş gemisini yollamıştır?

Karadeniz'de Ukrayna'nın Ruslara karşı herhangi bir üstünlüğü yok. Hatta silah ve gemi envanteri Rusya karşısında binde bir oranında diyebiliriz. 

Tam bu aşamada, Montrö Anlaşması bir el tarafından tekrar Türkiye gündemine sokuldu. 
CIA'in medya ayağı, Kanal Projesi açıklandığından beri, bunu devamlı gündem yapıp Montrö ile Kanal İstanbul'u eşleştiren açıklamalar yapıyordu.

Televizyon ekranları emekli amiraller ile dolmuştu.
Türkiye'de bir kamuoyu oluşmuş, kahvedeki vatandaş bile algılarla bezenip 'Kanal yapılırsa Montrö kalkacakmış' demeye başlamıştı.
Yine, uzunca bir süredir 2023'de anlaşmalar bitecek, Lozan hezimettir palavraları Atatürk karşıtı tarikatlar tarafından sürekli pompalanıyordu.

Bu yetmezmiş gibi birde 104 Eski Amiraller Bildirisi ile hükümetin gündeminde olmayan Montrö konusunda ayar vermeye kalkan bir gece yarısı muhtırası yayınladılar.

Halbuki ortada Amerika tarafından kurulan bir tezgah vardı.
Ama Türkiye ve Rusya oyuna gelmedi ve açıklamalarıyla Montrö mevzusunu kapattılar.

Ekonomik yönden çöken Amerika, içimizdeki bir güruhu malesef algılarla yönetiyor, Türkiye'yi içerideki işbirlikçi dostları ile çökertmeye çalışıyor. 

Rusya ile  güçlenen ilişkilerimiz ve dahi bunun uzantısı Çin ile işbirliğimize çomak sokacak hamleler yapmaktan geri durmuyorlar.
Amerika kimi sevmiyor ve düşman görüyorsa o ülkeler bizimle iyi ilişkiler kurmaya can atar hale geldi.

Türkiye'nin önemini anlamayıp PKK YPG çapulcularının tarafını tutan Amerika, Ortadoğu'daki prestijini kaybetti.

Karadeniz'de bu iki savaş gemisi hiçbir şey yapamaz. 
Geldiği yoldan, iki hafta sonra Mayıs ayında geri döneceklerdir.
Zaten Amerika’nın amacı ne bir savaş başlatmak ne de Ukrayna'nın yanında durmak.

Çünkü binlerce kilometre öteden yürüteceği bir savaşın ekonomik yıkımını Amerika kaldıramaz.
Buna yeltenirse Amerika paramparça olur.
Tek amaçları Türkleri huzursuz edip, Rusya ile aramıza belki bir nifak sokabilmeyi başarmak.

Hulusi Akar geçen hafta İngiltere'de idi.
Uzunca bir süredir Amerika ile İngiltere'nin ekonomik yönden anlaşmazlıkları var. 

Coğrafyamızda Türkiye, Rusya, İngiltere, Çin, İsrail, Mısır ve Libya dahil bölge ülkeleriyle ticari bir iş birliğine girdik.
İpek Yolu Projesi ile ezilen Türk Devletlerine umut olduk. 
Çin ile işbirliği yaparak oradaki soydaşlarımızın güvenliğini ve refahını sağlayabiliriz.

Amerika Çin'i, ticari açıdan yenmek için kandaşlarımızı kullanıyor. 
Orada yaşayan Uygur Türkleri kardeşlerlerimizin hamisiymiş gibi rol üstlenmesi, samimi halkımızın olan biteni anlamlandıramayarak Türk Hükümetini ilgisizlikle suçlamalarına sebep oluyor.

Zaten amaç bu. Hükümete karşı kullanabileceği her mevzuyu sömürerek 2023 seçimlerinde Amerikancı bir yönetimi başa getirmek.

Bu yalan algı politikası, Türkiye Cumhuriyeti'nin tekrar onların güdümünde yönetilmesine sebebiyet verecek, Millet İttifakının propagandasına fayda sağlıyor.

Buna Türk milleti geçit vermeyecektir.

Millet İttifakı'nın kandaşlarımızı siyasi propoganda aracı olarak kullanması, onların üzerindeki Çin zulmünü ve baskısını arttırmaktan başka işe yaramaz.

Çin gibi, ekonomide ve nüfus üstünlüğü açısından Dünya devi olan bir ülkenin üzerine hamasetle gitmek belki de orada bir kıyıma sebep olabilir.

Sakin ve akılcıl politikalarla kandaşlarımızın güvenliğini sağlayabiliriz.
Son tahlilde biz Amerikan aklıyla değil Milli Şuur’la siyasi kararlar vereceğiz. 

Dış İlişkilerimizi Milli Şuur üzerine inşa edeceğiz.
Ukrayna ve Rusya arasında arabuluculuk yaparak Karadeniz'den de Amerika'yı def edeceğiz.

Komşularımızla sıkı ilişkiler geliştireceğiz ve sulh içinde yaşayacağız.

Ne Amerika, ne Rusya, ne İngiltere, ne Çin, ne de başka milletler için değil, Türk'e göre Türk için.


Leyla DÜZEL

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum