Reklam
Reklam
 Leyla DÜZEL

Leyla DÜZEL

YAZAR - ŞAİR - SİYASETÇİ.
[email protected]

SAHTE KOMİNİSTLER...

23 Nisan 2021 - 15:31

 

BİZİM MAHALLENİN SAHTE ÖZGÜRLÜKÇÜ KOMÜNİSTLERİ 

Solcular komünist, sağcılar faşist mi olurdu? 

Sahi neydi? 

Solcular, go home Yankee derdi. 

Sağcılar, komünistler Moskova'ya. 

Bizim haberimiz yok heralde. 

Ya Amerika Komünist oldu, veya Rusya Faşist. 

Bizim mahallenin Demokrat Solcuları hangi grupta şimdi? 

Sol mu, sağ mı? 

Faşist mi, komünist mi? 

Beynimizi yaktılar vallahi. 

Yakalayan öpüyor. 

Sizi yormayayım cevap bende. 

Evrim geçirdiler ve artık onlara FAŞİST diyebiliriz. 

Partilerini faşizanca yönetme onlarda değil mi? 

Siyasal İslamcılara meclis kürsüsünde parti rozeti takacak hale geldiler.  

Genel Başkan'ın dediğinden başka hür bir ses çıkıp aykırı bir fikir beyan etse kellesi gidiyor. Partiden kaçıncı ihraçları. 

Muhterem genel başkanları milletvekillerine televizyona çıkmayı bile yasakladı. Gündemdeki son birkaç olayda ise iyice şirazeyi kaçırdılar. 

Erdoğan'ı devirme taktiği diye, yine AK Parti'de pek eğreti durmayan hırsızlık algısına sarıldılar. Kimin ne açıklama yaptığı önemli değil, onlar kendi kitlesini konsolide etme derdindeler zaten. Bizim solculara ne versem yer anlayışı hakim. 

Uzun zaman saman edebiyatı yapmaktan zaten saman kafalı oldu garipler.  

Patates, soğan derken zerzevat ticaretini bırakıp bu kez de "128 Milyar Dolar nerede?" diye finans  sektörüne el attılar.  

Adamlar kampanyanın birini bitirip, birini başlatıyor. 

Yalan algı üretmede, bir alana bir bedava ticaretini pek sevdiler. 

Siz savunmada durdukça onlar yeni bir yalan üretip algıda başarılı oluyorlar. 

Kameralara bakıp, gülerek "Çürük ipe sarılmışlar. Yine Mann Adası gibi FETÖ'cüler bunların eline  sahte evrak tutuşturmuş belliki. İspatlasınlar. Böyle abidik gubidik işlerle uğraşacaklarına halka proje  açıklasınlar." diyerek konuyu kapatma yolunu seçebilirdiniz. 

Siz ve ekibiniz açıklamaya çalıştıkça cümle içinden kelimeler seçip oradan yürüyorlar.  

Pardon ama her kafadan ayrı ses çıkıyor gibi görünüyor ve bu kez de bunlar niye farklı açıklamalar  yapıyor birşey mi gizliyorlar yorumları oluyor. 

Ben sizin yerinizde olsaydım şöyle açıklama yapardım. Ki bu yazının en ciddi bölümü bu paragraf  diyebilirim. Çünkü muhalefetin amacının bu olduğuna inanıyorum. 

"FETÖ'cüler, Genel Kurmay'ın Kozmik Odası'nı yalan bir suikast ihbarı ile açtırdıkları gibi şimdi de  Merkez Bankası'nın gizli alanlarına girmek istiyorlar. 

Devletin, doları belli bir seviyede nasıl regüle ettiğinin formülünü böylece çözecekler. Çünkü bu sırra  vakıf olurlarsa ekonomik kriz yaratıp Cumhurbaşkanlığını garanti edebilirler. Bunu öğrenmek için '128  Milyar Dolar nerede?' yalanını ortaya attılar. Bu kez Merkez Bankası’nın Kozmik Odasına girmenize  izin vermeyeceğiz. Devlet sırrı olan bu özel bilgileri ve swap işlemlerini size açıklamayacağız." derdim. 

Sayın Erdoğan size Faşist Diktatör diyorlar, hakkını verin lütfen.  

Niye izahat verip demokrasi yolunu seçiyorsunuz. 

Zaten kendi cenahlarından doğruyu gören bir kaç iyi adamın açıklamaları vardı.  Bu kampanyaya, baba baba solcular isyan etti. 

Önce DSP'nin Genel Başkanı, Ecevit döneminin Eski Ekonomi Bakanı Masum Türker bu yalana pes  dedi ve paranın bir yere kaybolması mümkün değil, para iç piyasada dedi ve koparılan yaygaranın  sebebini şu sözlerle açıkladı: 

"2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce Türkiye yurt dışındaki bütün altınlarını ülkeye taşıdı.  Erdoğan yurt dışına karşı dik duruşunu, gücünü buradan alıyor. Devletimizin yurt dışında rezerv adı  altında emanette parası yok artık. Sayın Albayrak'ı bunun için istemediler. Bakan Albayrak çok büyük  bir iş başarmıştır. Bu milli olarak övünülecek bir durum. Şimdi bu açıklamalarım sebebiyle beni de linç  edecekler ama olsun" dedi. 

Ve dediği oldu. Masum Türker, özgürlükçü, demokrat faşist solcular tarafından persona non grata  (İstenmeyen kişi) ilan edildi. 

Ardından, her dönem kendini CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı olarak açıklanmasını bekleyen İlhan  Kesici bu kampanya hakkında görüşlerini bildirdi. 

Şaşılacak şey, O da gerçeği söylemeyi tercih etti ve 128 Milyar Dolar iç piyasada dedi. 

"Girersiniz Merkez Bankası bilançosuna, okumayı bilen insanlar açarlar internet sayfalarını, dolar  alımları satımları nasıl olmuş, ne zaman olmuş, kaç lira almış, kaçtan satmış, görülür" dedi. 

Dedi de sonra Kılıçdaroğlu'dan muhtemeldir ki fırçayı yedi.  

Seni Cumhurbaşkanı adayı yapmam, partiden de ihraç ederim demiş olacak ki düzeltme açıklaması  yaptı. 

"Merkez Bankası rezervi konusunda Sayın Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu ve partim ile tam  anlamıyla aynı görüşteyim."  

Faşist CHP'nin Mahalle Baskıları sonuç vermişti.

En son CHP’li gazeteci Hulki Cevizoğlu, “Ben bir Atatürkçü olarak Kanal İstanbul’un yapılmasını  istiyorum. Diğer kanal sahibi ülkeler bu yoldan yılda milyarlarca lira gelir elde ederken biz niye  bedava geçireceğiz.” Dedi demesine de o saatten itibaren yoğun hakaret ve küfürlere maruz kaldı. 

Siyaset bir yana, bir de sanat camiasında Solcu Faşizm hortladı. 

Benim bakkalım, benim öğretmenim, benim muhtarım, benim esnafım, benim çiftçimden sonra  şimdi de benim sanatçım. 

Diğerleri, göbeğini kaşıyan adam, yandaş, makarnacı, patatesçi vesaire diye tukaka ilan edilip  neredeyse kafatasçılık derecesinde bir hakaret zulmüne uğruyor. 

Adı da güya Halkçı Parti. 

Atatürk yaşasaydı bunların topunu ben nasıl Ege Denizi'ne dökmedim diye hayıflanırdı. Gelelim sanat camiasındaki mahalle baskısına.  

Cumhurbaşkanı ile Türkü söyleyen eski CHP'li Yavuz Bingöl'ü yıllardır linç ediyorlar. Sanatçıya küfürler, hakaretler, ailesine tehditler hep bu cenahtan geliyor. 

Solcu sanatçılar solculardan başkasıyla sanat icra edemez diye bir kural belirlemişler. Bu ötekileştirmede Nirvana değil mi? 

Siyaset mi bu?  

SANAT, SANAT... 

İsteyen istediği ile siyaset harici sanatsal bir faaliyette bulunabilir. 

Özgürlük, hak, hukuk, adalet sizin için sadece lafta kalan bir propoganda aracı mı? Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın geçenlerde bir Türkü klibi yapmış.  

Orada ünlü bir müzisyenle birlikte çalışmış.  

Erkan Oğur solcu bilinen bir şahıs. 

Aman Allah'ım sen misin bunu yapan? 

Adamı sosyal medyada yediler bitirdiler. 

Sanatçı o koca gövdesiyle mahalle baskısına yenildi ve "Projede yer aldığım için pişmanım. Öylesine  bir stüdyo işiydi" diyerek aslında karakterini sıfırladı. 

İbrahim Kalın'ın açıklaması ise nezaketen solculara ders niteliğindeydi.  

"Keşke zorba saldırıların karanlık gölgesi, kendi irademizle ve muhabbetle paylaştığımız bu güzelliğin  üzerine düşmeseydi. Canı sağolsun" 

Olmadı.  

Faşist bir açıklama ile solcu sanatçıyı ötekileştiren tweetler atmalıydınız.  

En son İtalya tarafından biçilen Faşist kaftanını niye bu sağcılar artık giymiyor da naif olmayı tercih  ediyorlar.

Size böyle hoşgörülü açıklama yakıştı mı? 

Halbuki Faşist Diktatör Cumhurbaşkanının, Faşist Sözcüsü olması gerekirdi. 

Kusura bakmayın bu konuyu dalga geçmeden yazamadım çünkü komik haller sergileniyor. Ciddi ciddi bir sürü adamlar ne siyaset, ne sanat yapabiliyor, ne de adam gibi dik durabiliyor. 

Etrafımızda bu kadar yoğun beka sorunumuz varken Türk Siyasetindeki bu proje tipler eğreti  duruyorlar. 

Sizden daha zeki ve milli duruşla televizyondan ve sosyal medyadan sizleri izleyen vatandaşlara çok  hafif geliyorsunuz. 

Ne siyasetçi olarak, ne de sanatçı olarak Türkiye'ye milli konularda muhalif olmanız bilin ki tabanınız  dahil halkımız tarafından onaylanmıyor.  

Gökten üç elma düştü diye biter hikayeler ama bu kez farklı... 

Bu düzen değişecek. 

Toplumsal huzur ve milli konularda birliktelik gelecek. 

Ve hikayeler artık KIZILELMA'ya Hey KIZILELMA'ya diye bitecek.


Leyla DÜZEL...

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum