Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
 Leyla DÜZEL

Leyla DÜZEL

YAZAR - ŞAİR - SİYASETÇİ.
[email protected]

GLADYO'NUN SUİKAST PLANI...

04 Haziran 2021 - 23:51 - Güncelleme: 05 Haziran 2021 - 02:56


GLADYO yani kontrgerilla. FETÖ, CIA, MOSSAD ve kiraladıkları yerli tetikçileri...
90’lara mı dönüyoruz yoksa 90’lara döndük algısı mı beyinlere işleniyor? 
Popüler isimlere suikastlar geri mi geliyor?

Karanlık Türkiye...
Medyada bu başlıklar niye tartışmaya açıldı? 
Darbe şansı kalmayanlar, mafyayı hükümetin aparatı gibi gösterme projesine mi sarıldı? 
Neden, neden? Bunu sormazsak planı çözemeyiz.

Plan çözülmezse, başarı şansı yükselir ve belki de kaybederiz. 

Dünya iki kutuplu.
Pozitif ve negatif güçle denge kuruluyor.
Siyasette de bu hali aldık.
Mafyanın pozitifi ve negatifi olur mu?
O da siyasiler sayesinde oldu.

Milli duruşa sahip olanlar “Sedat Peker suç şebekesi lideridir ve yıllardır dış istihbaratın elinde oyuncaktır” derken, diğer taraf (Konunun içinde olmamasına rağmen), Çakıcı da Mafya değil mi, siz onu niye sahipleniyorsunuz? diyor.

Halbuki sahiplenme değil, siz gündeme getirince hakikatin yanında durmaktır bu. Yer altı Dünyası’nın bilindik şahsiyetleri, oldukları yerde kalacaklarına, niye siyasi gündeme malzeme oluyorlar?
İşledikleri suçlardan ceza yerler ve cezaları bitince eski yerlerine geri dönerlerdi.
Sistematiği bu değil mi?
Hatta Millet İttifakı daha da ileri gidip Peker’i başının üstünde taşıyor.

Peker markalı gözlükle geçmişi tahlil ediyor. 

Peki Çakıcı Mafya mı? Öncelikle mafya kelimesinin anlamına bakalım.

Türkçe sözlük “Yasadışı işler çeviren, bu işleri yaparken cinayet bile işlemekten çekinmeyen bir tür gizli örgüt.” Diyor. Hadi gelin biraz inceleyelim.

Çakıcı, Peker gibi sevenlerini ardında toplayıp devlete başkaldırır mı? Bunun örneği yok. İşte bu noktada ayrışıyorlar.
O’nu farklı kılan icraatlarıdır.

Milliyetçiler, ülkücü şehidimizin oğlu oluşundan değil, babasına yakışan milli bir duruşu olduğu için O’nu severler.
Çakıcı ile Milliyetçilerin ortak noktası Devletçi oluşlarıdır.

O da Peker gibi devletini Pazar tezgahına koysa, camia O'nu da afaroz eder.
Beşeri olarak hataları mutlaka olmuştur.

Adalet önünde hesabını da vermelidir, vermiştir de. Şovmen yapısı yoktur.
Peker suç şebekesi lideri bir Mafya ise, ayağına basılmazsa sınırları içinde sessiz sedasız yaşamayı tercih eden Çakıcı'yı, daha çok mahallenin kabadayısı diye tanımlayabiliriz.

O'nu sevmelerinin en önemli sebebi ise uyuşturucu satanların baş belası oluşudur.
Peker FETÖ ile yol alırken, O'nun hapis süresi FETÖ’cüler sayesinde uzatılmıştır.

Çakıcı’nın hapisten çıkmadan hemen önce Peker’in yurtdışına kaçmasının sebebi de bu ayrışmadır.
Tutuklanacağını ve hapisten bir ömür boyu çıkamayacağını bildiğinden soluğu yurtdışında aldı.

1970 ve 80’lerde Amerika’nın yönetiminde olan hükümetlerimiz ve İstihbaratımız ASALA’ya teslim olunan bir ülke yaratmıştı.

Diplomatlarımız şehit edilirken beyinleri ve tüm organları işgal edilmiş yöneticiler sadece köşelerinden izliyordu. İşte orada bir el devreye girdi ve milli hassasiyetleri olan Çatlı ve Çakıcı'dan yardım istedi.

(Şu an MİT işgalden kurtulmuş ve Dünya’nın her yerinde suçlu olanları yakalayıp Türkiye’ye getirecek güce ulaşmıştır. Yeraltı Dünya’sından milli konularda yardım isteme devri kapanmıştır.
Hakan Fidan’ın deyimiyle “Dünya’nın her yerine kurtlar saldık.”) ASALA’dan kurtulduk ama ne hazindir ki ülkenin asıl bu iki Serdengeçtisi her dönem karalanmaya devam etti. Çatlı, bir süre sonra şaibeli bir trafik kazasının kurbanı olup sevapları ve günahlarıyla 96 senesinde ebediyete göçtü. 

90'lar, PKK’nın FETÖ ile paralel olarak güçlendiği ve faili meçhul cinayetlerin tavan yaptığı bir dönemdi. FETÖ, siyasi yolunun açılması için önünde engel olabilecek şahsiyetleri ortadan kaldırırken, diğer taraftan da PKK’nın güçlenmesine destek olan şahıslar öldürülüyordu.

Mesela uyuşturucu satarak PKK’ya finansör olan HDP’li Pervin Buldan’ın eşi Savaş Buldan, 1994’de gizli bir el tarafından faili meçhule gönderilmişti. Güvenlik ve adalet mekanizmaları işgal edilmiş, işlevsiz bırakılmıştı.

Ülke adeta yabancı istihbarat örgütlerinin cirit attığı ana karargah haline gelmişti. Türkiye karanlık bir tünelden geçiyordu.
Her konuyu kendi zamanına göre değerlendirmeliyiz.

Ülkücüler hapislerde çürütülmüş, darmadağın edilmişti.
Ülke sahipsiz mi kalsaydı?

Ve 2000’ler...
FETÖ yapılanmasını ve Peker’in palazlanmasını sağlamak için Çakıcı’nın 20 yıl hapiste iftiralar ile tutulduğunu biliyor musunuz?

ASALA’nın bitirilişinde payı olan birini hakaretler içeren sözlerle devamlı gündeme taşımak milli hassasiyetleri olan vatandaşlar tarafından hoş karşılanacak bir durum değil.

Her sataşmaya O’nun da cevap vereceğini her basit zekadaki insan tahmin edebilir. Kılıçdaroğlu bunu proje dahilinde bile bile defalarca yaptı O da cevabını kendi üslubunca verdi. Çakıcı’nın Peker gibi popüler olma gibi bir derdi yok.

O ait olduğu alanda gözlerden uzak bir hayatı sürme derdinde.
Peker proje icabı temiz eller operasyonunu başlatan mağdur kıvamına sokulurken, Çakıcı üzerine atılacak yeni faili meçhullerin sorumlusu mu olacaktı?

Bu hazırlık yeni iftiralar için mi?
Bugünlerde yine hortlatılan Mafya ile çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin beraber anılıyor olmasının altında yatan sebep nedir?
Öyle ya, onlar bugün Mafya olmadı.
Gündeme niye aniden girdiler? 

Amerika’nın bir takım siyasetçilere dikte edip masada kotardığı projenin medya ayağı çok aktif.
Geçen haftalarda 128 milyar Dolar nerede diyerek yolsuzluk ve hükümet eşleşmesinin temelini attılar.
Üzerine bir de, Türkiye Cumhuriyeti’ni mafya tetikçileri ile çalışan katil devlet statüsüne soktukları zaman, projenin ayakları sağlamlaştırılmış oldu.

Şimdi sıra salgın sebebiyle ekonomik yönden bunalan vatandaşı sokağa dökmeye geldi. Peker'in anlattıkları geçmişe ait.
Bunlar ile beyinlere zemin döşemesi yapıldı.
Bu iddiaları pekiştirecek günümüze ait bir suikast planlanmış olabilir mi?

Zannedildiği gibi Peker’in dönüş bileti ne Erdoğan’ın ne de Soylu’nun elinde. O bilet FETÖ’cülerde ve Türkiye’de bir kaos ortamı olmazsa geri dönemez. (Çakıcı adalete teslim olmuş, paşa paşa 20 yıl hapis yatmış ve yabancı istihbaratın elinde maymun olmamıştır.

İnsani olarak bu sebeple bile takdiri hak eder) Peker'in yıllardır Turan’a gideceğiz arkadaşlar kandırmacası ile ardında topladığı bir güruh var.

Ülkücü değilim diye beyanı olan bu şahıs Turan sevdasına nerden düşmüştür. Her kesimden taraftar toplayan şebeke lideri bir eliyle Rabia yaparken diğer eliyle Bozkurt yapıp grupları manipüle ediyordu.

AK Parti bizimle alakası yoktu, kendisi düzenliyordu diyor. Günahı onların boynuna. Burada parti olarak mağdur edilen ise şahısla organik veya inorganik bağı olmayan MHP. Peker, Bozkurt yuvası MHP’ye bir kaç sefer sızmaya çalışmış ama Mafya oluşumundan nefret eden Devlet Bahçeli tarafından devamlı kovulmuştu.

Bu şahısla irtibata geçen partili varsa da öğrenir öğrenmez ilişiğini kesmişti.

Günümüz videolarına dönersek, Amerika, Sedat Peker üzerinden 40 yaş altı gençlerimizi hedef kitle seçmiş görünüyor.
Kimleri manipüle edebilir?
Aleviler en başta geliyor.

Yıllardır yürütülen siyasal İslamcılık anlayışı ile hükümete soğuklar.

Videolarda da SADAT’ın gönderdiği silahlar ile Suriye’de Şiiler öldürüldü yalanını ortaya attı. O bölgede Şii olmadığını zamane gençleri nerden bilecek. FETÖ’nün en usta olduğu konu, yalanlar ile algı yaratma ve insanları galeyana getirmek.
Peker konuşurken, Cemevinden giriyor Hz. Ali’den çıkıyor. Alevi mağduriyetlerini dile getirirken, televizyon ekranında Hz. Ali’nin resmini tutuyor. Boynunda Hz. Ali’nin kılıcını taşıyor gibi gibi...

Komplo teorisi mi dersiniz, öngörü mü?
Bilemem ama bazı endişelerim var. Yakın zaman içinde GLADYO’nun baş aktör olacağı bir suikastlar dizisi bekliyorum.

Dış güçler ve onların yerli işbirlikçileri Alevilerin ayaklanmasına neden olacak faili meçhuller gerçekleştirecek . Bu bir Alevi Siyasetçi, bir Alevi dedesi, Cemevi veya Alevilerin infialine sebep olacak bir oluşuma yönelik katliam olabilir. 

Muhtemeldir ki  uzun zamandır mafya ile ilişkilendirilen Cumhur İttifakı’nın bileşenlerine suç yüklemek için Peker'in videosunda sözü geçen A. Ağar ve A. Çakıcı üzerine sahte belgelerle iş yıkılmak istenebilir.

AK parti ve MHP'nin bu şahıslarla ilişkileri fotoğraflar ve Peker’in anlatımlarıyla medyada devamlı işlenecektir.

Bilinç altı algılarla hazır hale gelen Alevi gençler, suikast sonrası hükümet istifa diye yakıp yıkmaya sokaklara döküleceklerdir.
Onlara silahlanmayın deniyormuş. Sokaklar bilinçli istihbarat örgütleri tarafından manipüle edilecektir.

Alevilerin Atatürk sevgisi bilinir. Bir süredir kripto imamlar üzerinden bu konu da kaşınıyor. Olaylara, Atatürk hassasiyeti olan, hükümet karşıtı diğer kesimden gençler de eklemlenecektir.
Bu kez Gezi gibi sadece gençlerin başkaldırısı olarak kalmaması ve toplu isyan için gençlere zarar verip ailelerini de sokak gösterilerine dahil edeceklerdir.

Her seferinde yenilen Amerika’nın çocukları planı genişlettiler. Amaçları, Alevi olmaktan başka özelliği olmayan Kılıçdaroğlu'nun ardında hükümet karşıtlarını toplamak. Türkiye’de dinsel bir çatışmanın fitilini yakacaklar. Bu alev en tehlikelisi ve hepimizi yakar.

Kargaşa sırasında ya ölen gençler de olursa? Ya da resmi üniformalı bir kripto masum birilerinin canlarını yakarsa?
Yazık değil mi?
Devletimiz için her canın kıymeti vardır.
Dünya medyası da canlı yayınlarla destek olacaktır. Taraflardan biri silahsız masum ve mağdur gösterilecek, diğer taraf ise Peker’in yaftalaması ile "Mafyayı tetikçi olarak tutan Katil Devlet"

Meral Akşener keyiften Erdoğan'ı Netenyahu'ya benzetmedi. Bu planı Akşener ve Kılıçdaroğlu biliyor olmali ki dillerine vurdu. Bir yıldır söylemler ile tabanlarını buna hazırladılar.
Erdoğan koltukta kalmak için Netanyahu gibi kan döküyor lafı asıl olaylar başladığında vücut bulacak. “Biz erken seçim istedik kabul etmediler halk isyan etti.
Zamanında erkek seçim olsaydı bu kadar kan dökülmezdi. Erdoğan yargılanmalı ve hapse mahkum olmalı. O'na sonu inşallah Menderes gibi olmaz demiştik ama o istifa etmedi.” derler mi derler.

Düğmeye basıldı. Bunu nereden mi anlıyoruz? 

Kılıçdaroğlu bir an önce erken seçim yapılmalı diye geçtiğimiz hafta yine basın açıklaması yaptı ve 6 ay sonra hükümetiz dedi.

Bu yaratılacak kaos ortamında olurda acil hükümet değiştirmek gerekebilir diye Kılıçdaroğlu bir ay önce Cumhurbaşkanı Adayı olabilirim dedi ve yufkaya peynirli patates koydu, kirli ayakkabıları ile köylünün yer sofrasına oturdu.
Özenmeye gerek yoktu ki çünkü seçmenin oyuna gerek yok. 

Peki ne var? Millet İttifakı dostlarının planları var. Planlarında 2023'te demokratik adil seçimlere gitmek gibi bir hesapları yok.
Giderlerse Kılıçdaroğlu ile kazanmaları mümkün değil. Gerçi Erdoğan karşısında çıkaracakları hiçbir aday ile bu mümkün değil.

O sebeple  ABD Ankara Büyükelçisi önce Meral Akşener'i ziyaret etti, sonra Akşener aday olmak gibi "Egosantrik bir iddiam yok" dedi ve geçen günlerde Amerikan Büyükelçisi bu kez de Kılıçdaroğlu ile gizlice görüştü.

Devlet Bahçeli bunlara boşuna Zillet ittifakı demiyor.
Akıllarını kiraya verdikleri gibi ruhlarını da 1 Dolar'a satmış kadar ihanetin içindeler.

Gün doğmadan neler doğar. Bunlar bir kendilerini zeki zannediyorlar. Bu oyuna Alevi büyükleri gelmez ama gençlere dikkat.
Onların kanı deli akıyor.
Lütfen herkes çoluğuna çocuğuna sahip çıksın. Sadece siz değil, size bir şey olursa Türkiye kaybeder.
Aleviler bu ülkenin asli unsurlarıdır.
FETÖ eniklerine verilecek tek bir evladımız yoktur.

Herkes aklını başına toplasın. Oyun büyük ama Türk Devleti hepsinden büyük. Kazanamazsınız ama çok canımız yanar.
Akan her bir damla Türk kanının öcü er veya geç ödetilir.

Umarım bu yazdıklarım sadece saçma bir tahmin olarak kalır.
Yanılmayı öyle çok isterim ki. Ama bir yıldır geliyorum diyen bir şeyin ayak seslerini adım adım takip etmiş biri olarak teyakkuzda olunması için vatandaşlık görevimi yapıp herkesi uyarıyorum.

MİT bu durumun detaylarına hakimdir, güvenlik güçlerimiz her türlü kaosu bastıracak güçtedir.
Bu öngörülerimi vatandaşlarımızın birlik ve beraberlik içinde olması için yazdım.
Maksadım devletimize akıl vermek değil, devletimizin yanında duruşumuzu netleştirmektir.

Restinizi görüyorum ve arttırıyorum. 
Bir tripod, bir kamera değil, masanın altındaki düzeneği dahi görüyor ve bir kalemle bir kelamla, birlik ve beraberliğimizi bozmayarak sizi yeneceğiz diyorum.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum