Konuk Kalemler

Konuk Kalemler

konuk@haberpars.com

Lanet Etmek Caiz Midir?.

01 Eylül 2022 - 13:52



Dilimizden düşürmediğimiz fakat önemini unuttuğumuz bir konuya bu hafta dikkat çekmek istiyorum. Kovma, hayırdan uzaklaştırma anlamına gelen lanet, dinî bir terim olarak dünyada Allah’ın rahmet ve yardımını kesmesi, ahirette ise cezalandırması demektir. Kur’an’da Allah’ın lanetinin kâfirler (Bakara, 2/89), zalimler ( ’râf, 7/44), 
şeytan (Hicr, 15/35), Allah’ın indirdiklerini gizleyenler (Bakara, 2/159), namuslu kadınlara zina iftirasında bulunanlar (Nisâ, 4/93), münafıklar (Tevbe, 9/68), Allah’a verdikleri sözde durmayanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar (Ra’d, 13/25), yalan haber yayanlar (Ahzâb, 33/60-61) için olduğu ifade edilmektedir. 

Bu ayetlerden anladığımız kadarıyla Rabbimiz bu 8 özelliği taşıyan insanlara lanet etmektedir. Yani bu insanlar yanlıştan dönmedikçe Rabbimiz bunları kendi rahmetinden mahrum bırakacak ve ahirette ceza verecektir. Allah’ın dışındaki varlıkların laneti ise, beddua anlamını taşımaktadır. Yukarıdaki ayetlerden anladığımız kadarıyla lanet/beddua edilecek kişiler bu özelliği taşımalıdır. Bu özelliklere sahip olmayanlara lanet/beddua edilmesi doğru değildir. 

Müslümanların birbirleri aleyhine beddua etmeleri ise caiz değildir. Allah Resulü bir hadiste, “Her kim bir mü’mine lanet ederse, bu, onu öldürmek gibi günahtır. Her kim bir mü’mine küfür isnat ederse, bu da onu öldürmek gibi günahtır.” (Buhârî, Cenâiz 84) Bir diğer hadiste ise, "Birbirinize Allah'ın lâneti, gazâbı ve cehennem azâbı ile lânet ve beddua etmeyiniz!" (Ebû Dâvûd, Edeb, 45) buyurmaktadır. Müslümanlarınn birbirleri için lanet yerine hayır duada bulunması gerekir. Hz. Peygamber bir hadiste, "Olgun mü'min, yerici, lânetçi, kötü iş ve kötü söz sahibi olamaz." (Tirmizî, Birr 48) buyurmaktadır.

Bir Müslümanın kendi ailesine lanet ve beddua etmesi de doğru değildir.  Hz. Peygamber bir hadiste, “Kendinize, çocuklarınıza, hizmetçilerinize ve mallarınıza beddua etmeyiniz. Olur ki, Allah’tan istenilenlerin ihsan edildiği bir zamana rastlarsınız da Allah dileklerinizi kabul ediverir.” (Ebû Davûd, Vitr, 27) buyurmaktadır. 

Birine hak etmediği halde beddua/lanet edersek bu lanet bize geri döner. Bu durumda karşımızdaki kişinin başına gelmesini istediğimiz şey bizim başımıza gelir. Bir hadiste Hz. Peygamber, "Kul, herhangi bir şeye lânet ettiğinde o lânet gökyüzüne çıkar. Semânın kapıları ona kapanır. Sonra yere iner, yeryüzünün kapıları da ona kapanır. Sonra sağa sola bakınır, girecek yer bulamaz da lânet edilen kişiye döner. Eğer gerçekten lânete lâyık ise onda kalır, değilse lânet edene döner." (Ebû Dâvûd, Edeb 45) buyurmaktadır. Bundan dolayı ağzımızdan çıkacak her söze dikkat etmeliyiz. 

Her konuda örnek olduğu gibi bu konuda da bizlere örnek olan Hz. Peygamberimiz (sav), hem Müslümanlara hem de müşriklere beddua etmezdi. Resul-u Ekrem Efendimize müşriklere beddua et, denildiğinde, “Ben lanetçi olarak gönderilmedim; bilakis ben rahmet olarak gönderildim.” (Tirmizi, Birr, 87) demiştir. Bizler için en güzel örnek Efendimiz, İslam’a düşmanlık gösterenlere dahi beddua da bulunmayıp aksine onların hidayeti için dua etmiştir (Buhârî, Deavât, 59). 

Sözün özü beddua edilecek insanların özelliklerini Rabbimiz ayetleriyle bizlere göstermiştir. Bu özelliklerin dışındaki insanlara beddua etmemeye dikkat etmeliyiz. Müslümanlara beddua etmek caiz değildir, onlar için hayır duada bulunmak gerekiyor. İman etmeyen insanlara da beddua etmek yerine hidayetleri için dua etmeliyiz.

İnsanlar bizi her ne kadar kötülesede, aşağılasada onlara merhamet nazarıyla bakmalıyız. Hz. Peygamber gibi insanları kuşatan bir rahmet ile insanlara hayır duada bulunmalıyız. Duygularımızın esiri değil, duygularımızın hakimi olmayı öğrenirsek bizi tahrik eden unsurlar karşısında insanları dışlayan bir tavrı değil, insanlığı kuşatan bir tavır sergilemiş oluruz. Rabbim bizleri kendi katında lanet edicilerden değil, rahmet edicilerden eylesin. Amin


Mücahit Güler

YORUMLAR

  • 0 Yorum