Reklam
Reklam
İbrahim Erdem KARABULUT

İbrahim Erdem KARABULUT

Gazateci- Yazar TV Proğramcısı
[email protected]

ERDOĞAN ÇÖKMELİ, AKSARAY DÜŞMELİDİR !!!

22 Kasım 2021 - 21:50 - Güncelleme: 22 Kasım 2021 - 23:03

Henüz başkan dahi seçilmeden seçim çalışmalarında Türkiye için demokratik yollarla "Erdoğan seçilirsem gidecektir" diyen bir başkanın yönettiği ABD, Erdoğan'ın gitmesi ve Aksaray'ın düşmesi için harekete çoktan geçti.... 

ABD ayrı bir kıtadan diğer kıta ülkelerinin hiç birisinde demokratik yollarla bir iktidarı düşürmediği gibi, bir siyasi yapının değişikliğini-de sağlamadı. 

El attığı her ülkeyi iç savaşa, kaosa, ekonomik sıkıntıya, nihayetinde sürekli sömürmeye alışık olan bu yapı Mısır'da yıllarca beslediği Sisi ile katliam yaparak kaosu, kargaşayı ülke halkına yaşattı, yaşatmaya devam ediyor.

 Libya'da Kaddafi'yi kendi halkına öldürterek iç savaş başlattı, onlarca yıl süregelen iç savaşı dahada kızıştırmak için yıllarca besleyip eyittiği  General Hafter'i ülkenin başına bela etti.
Afganistan'da yıllarca oynadığı oyunlarla önce Afganistan ile Rusya kargaşasını yaşatarak yıllarca içeride ve dışarıda huzur vermediği Afgan halkını Taliban'a karşı koruduğunu gösterirmiş gibi yaparak Taliban Rusya kanlı mücadelesini sürdürüp sonunda yıllardır çöreklendiği bu ülkeden kaçarak Afganistan'ı talibana teslim etti.

Tüm bunları dünya milletlerinin gözünün içine bakarak yaparken içeride kullanmaya müsait Afgan maşalarını yanında ABD'ye sözde taşıdığını söylerken kaçtığı uçağın dış kanatlarına tutunarak güya özgürlüğe uçtuklarını düşünen Afgan vatandaşlarının kanatlardan yere süzülerek çakıldığını tüm dünya ibretle izledi.

Irak'ta Saddam yönetimini tüm gözlemciler nükler silahın emaresi yok dedikleri raporlara inanmayıp aynı şekilde sinsice nükler silah yapıyor diyerek bu ülkenin halkına iç savaşı yaşatıp ülkeyi işgal edip, Saddam'ın ölüm fermanını imzalayarak Irak'ın yıllardır iç savaşı yaşamasına sebebiyet verdi.

Suriye meselesini en yakın tarih olarak düşünürsek yıllar süren planını devreye sokup bu bölgede neredeyse  dünyanın her ülkesinden ele avuca sığmayan teröristlerin merkezi haline getirerek bölgede önüne gelen her ülkeye tehdit oluşturacak hareketlere girişirek özellikle Ülkemiz Türkiye'ye 40 yıl boyunca saldırmalarını sağlayan sinsi PKK, YPG, PYD, İŞİD gibi örgütleri bir ülkenin ordusuna yetecek silah, mühimmat ve para desteği vererek kahpe planını sürdürdü.

Hala ortadoğuda ve özellikle sınırlarımızda kan akmasını sürdürmek için akla ve mantığa aykırı planlarını sözde Kürt halkına bir devlet oluşturmak için plan yaptığını açık bir dille ifade etmesini, bunu neden yaptığını, ihanetin boyutunu anlamamak mümkünmü?

Libya, Mısır, Tunus, Fas, Cezayir, Irak, Suriye gibi son Afganistan'da nasıl paçavraya çevirdiği ve uçakların kanatlarından yere süzülerek düşen içeride kullandıkları maşalar gibi ülkemizdede zamanla aydın kimliğiyle, yazar, çizer, insan hakları savunucuları, gazeteci, akademisyen, siyasetçi ve sivil toplum kuruluşlarından kullandıkları maşaları devreye sokarak ülkemizde aynı rolü oynamayı sürdürenleri beslediği ortada değilmi?

Demokrasi götürdüğünü söylediği ve liderlerini kendi vatandaşlarına öldürttüğü liderleri için bütün ülkelerde yaşanan pişmanlık ve kaybettikleri liderlerini adeta mum ışığıyla aradıkları ortadadır.

Bizde Fetö terör örgütü denen asalak bir İmam ile köşeleri tuttukları tüm kurum ve kuruluşlarımızın içine sızmış olan ihanet içerisindeki maşalarını devreye sokarak önce 17- 25 Aralık hükümeti düşürme planı sonrasında ise  15 Temuz hain kalkışmasını yaşatarak ülkemizin en az 30 yıllık kazanımını gözümüzün içine baka baka yapması anlaşılmayacak bir davranışmıdır?

Bir özel çalışmayla Türk mühendislerimizin ürettiği İHA, SİHA ve Ordumuzun kullanımı için üretilen bazı envanterlerin çoğalması ile çılgına dönen ABD silah şirketi baronları mühendislerimizin katledilmesini, uçaklarının düşürülmesini, projelerin içimizdeki ajanları tarafından çalınmasını, bazılarının yurt dışına kaçırılmasını sağlamadılarmı?

Keza Kıbrıs'ta oynan tuzak Akdeniz hakimiyetinin asla elimizde olmaması için verilen savaş değilmiydi?
Libya kargaşasını fırsata çevirme girişimi Akdenizde güney Kıbrıs adı altında Yunanistan'ın planını devreye sokması akla mantığa aykırı bir hareket olduğu halde inatla uygulama girişimleri ne amaçla yapıldığını anlamamak mümkünmü?

"Yunanistan Türkiye için tehlikedir" 

 "Haydiiii gençler şu Yunanistan'a bir ders verelim" dendiğinde sadece Trakya bölgemiz ve İstanbul sokaklarından kopup Edirne sınırına gidecek milyonlarca sivil gencin üç beş günde işgal edeceği Yunanistan nasıl olduda bir anda ABD ve İngilizlerin vazgeçilmezi oldu.

 Bir kayalık olan " Kardak" için astıkları bir bayrak için  özel operasyonlar yapan Bordo bereli (SAT) Komandolarımız  biz buradayız diyerek Türk bayrağı asarak nazlı hilali dalgalandırırken sesleri çıkmayan ABD şimdi  binlerce Silah ve mühimmatla adeta irili ufaklı bu adaları adeta ABD üssü haline neden getiriyor?

Yoksa bunu analiz etmediğimiz-mi sanılıyor.
Bu ülke Erdoğan öncesi iki büyük darbe, üç beş muhtıra,  Sağ- Sol, Kürt - Türk, Alevi - Sünni, Gezi olayları, Çukurlar ve iç savaş provaları, Ambargolarla, açlık, yokluk, kıtlık ve nihayetinde hain bir 15 temuz kalkışmasıyla-da alt edilmek istendi fakat edilemedi.

Türk milleti daima sağduyu ile olaylara yaklaştı, zamanla toplum siyasi kanaat önderlerinin ciddi çabaları ile bu ve benzeri belaları def etmeyi başardı.

Plan sinsi ve büyük,
Tuzak güçlü, Hedef Türkiye ve onu yöneten Erdoğan ve ekibinin Aksarayı...

"Erdoğan Çökmeli Aksaray düşmeli..."

Kendisini dünyanın patronu olarak gören ABD için Dünya ülkelerinin içerisinde kendilerini sanayi, teknoloji, ekonomi, devi olarak adlandıran ülke liderlerinin adeta boyun eğdiği bir yapı için "dünya 5 ten büyüktür" diyen Erdoğan ABD için Büyük bir tehlikedir.

Artık daha önce denene planlar faklı yöntemlerle devreye sokulur.
Dolar artar 10 değil 15 lira olur.
 Patetes ve soğan mesele olur, yapılan hava alanları, yollara verilen devlet geçiş teminatı konuşulur, asgari ücret, yokluk, açlık sınırı tartışılır. 

Ekonomi battı, ülke bitti ifadeleri hergün herakşam tv kanallarının konusu olur. 
Ev kiraları, pazar tezgahları, yabancı mülteci, ilticacı, sığınmacı problemi sıklıkla gazete manşetlerine taşınır. 

En sıkı iktidar yanlısı akademik kariyerleri yüksek insanlar amalı, fakatlı, lakinli konuşmaya başlarlar. Erdoğan hükümetinin iflas ettiği anlatılır, 30 yıldır ülkeyi idare ettiği hiçbir şeyi düzeltmediği anlatılır.

İktidar olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı döneminden başlanır. Belediye başkanlığını almak için verdiği mücadele, engellenmek için medya başta olmak üzere engellenmek için verilen savaş dile getirilmez.
Seçimi aldığında nasıl bir belediye aldığından bahsedilmez.

Belediyecilikteki gösterdiği inanılmaz başarı yok sayılır.

Atıldığı siyasette kendisi yasaklıyken fikrinin iktidarda olduğu dönemde verdiği mücadele ile iktidar döneminde her alanda yapılan engellemelerden akla aykırı Cumhurbaşkanlığı oylaması, vesayetlerin tutumu, Sezer Cumhurbaşkanlığı uyumlu çalışma, Abdullah Gül adaylığı, Türban, İrtica kargaşası, kapatılma davaları, Ünüversitelerin ayağa kalkışı, E Muhtıralar, Mecliste yapılan Türban oylamasında 550 sandalyeden oluşan Parlamentoda "411 el kaosa kalktı" manşeti nasıl bir mücadelenin verildiğininin kanıtı olarak durmuyormu?

Barolar ve Müsiad'ın öneri ve talepleri sıralamakla bitirilemeyecek  iç engellemeler dışında AB ve ABD'nin bu İslami yapının tehlikeli oluşunu sürekli pompalamasıyla verilen mücadele küçümsenecek bir mücadele olarak düşünülürmü?

...Erdoğan düşene Aksaray çökene kadar.

Sinsi plan işlemeye devam edecektir.
Ülkenin neredeyse her bölgesinden oy alan hala ülkenin birinci partisi konumundaki AK Partinin çöküşe geçtiği anlatılır, Ülkenin sigortası olarak kurulduğu günden bugüne kadar Vatan, Bayrak, Devlet, Millet vurgusunu yapan  Türk milliyetçilerini içerisinde barındıran fikir ve ideoloji partisi MHP'nin bittiği, başkanlık sistemin işlemediği anlatılır...

"Cumhurbaşkanı Erdoğan Öldü"  denecek kadar alçakça paylaşımlarda bulunulur, hastalandığı, hafızasını kaybettiği, ayakta duramadığı, hatta artık 2023'te aday dahi olamayacağı dile getirilir.

Ekibinde yıllarca kader birliği yaptığı bazıları bazılarının isteği doğrultusunda konuşmaya başlar. Erdoğan'ın aslı Bahçeli'nin nesli dile  getirilir.
Kökenleri başta olmak üzere yedi göbek soyları sorgulanır.

Erdoğan çökene  Aksaray  düşene kadar...

Bütün siyasi partilerin biraraya gelmesi için inanılmaz bir savaş verilir.
Yeni partiler, yeni ittifaklar kurulur. Amaç %51 oyu hiçbir siyasi yapının almamasını sağlamaktır.

Kısacası bütün çalışmaların çıktığı yol Erdoğan, Bahçeli ittifakı olan Cumhur ittifakının çöküşü için gidilen yoldur.

67 Yaşındaki hasta Erdoğan'dan kurtulup 72 Yaşındaki sağlıklı Kılıçdaroğlu'nun oluşturduğu millet ittifakını iktidara getirme çabasının altında hangi gerçek yatıyor iyi okumak gerek.
AK Partiden kopan Deva- Gelecek - Saadet- Yeniden Refah ve MHP'den kopan İYİ ve İYİ Partiden kopan ZAFER partisi ile yıllarca ülke yönetiminde söz aldığında yaptıkları ortada olan CHP nin oluşturacağı ittifakın içinde olduğu ve ülkemize yıllarca ABD uşaklığı yapan PKK terör örgütü ve onun liderinin heykelini dikeceğini, arkalarına PKK ve YPG desteğini aldığını söyleyen HDP 'nin oluşturduğu adına "millet ittifakı" denen oluşummu bu ülkeyi rahata ve huzura kavuşturacaktır.

Mesele Ülkeyi rahata, milletimizi huzura kavuşturma meselesi değildir.
Mesele güçlü bir Türkiyenin önünü kesme yapılanların yıkılması, kazanımların kaybedilmesi meselesidir.

Mesele Erdoğan'ın çökmesi AK Sarayın düşürülme meselesidir.

Türkiye Cumhuriyeti devleti ayağa kalkmış ve etrafında olup bitenden haberdar olmaya başlamıştır. Yapılan oyunları görmüş, kurulan tezgahların farkına varmıştır. Erdoğan ve ekibi Cumhur İttifakı yılanın deliğine çomak sokmuş ülkenin milli bekası ve çıkarları için vazgeçilmez bir yol haritası çizmiştir.

Türk dünyası, Türk birliği hayalini güçlü Türkiye için çözüm yollarını ortaya bir plan şeklinde koymuş Ekonomik, Siyasi, İktisadi haritayı dünyaya sunmuştur.

Artık Türkiye tehlikeli olmaya başlamıştır.

"Erdoğan çökmeli AK Saray düşmelidir"  planı milletimizce görülmelidir.
Türkiye'nin ayağa kalkmak için verdiği mücadele engellenmek istenmekte ve şeytanın aklına gelmeyecek 100 yıllar sürecek projeler devreye sokulmak istenmektedir.
Ayakta durmasını öğrenmiş olan Türkiye için iktidarda olanların isminin Erdoğan veya Kılıçdaroğlu olması hiçbir şeyi değiştirmiyecektir.

Güçlü bir ülke, huzurlu bir toplum, adil bir ekonomik dağılım, mutlu bir sosyal yaşamın talebi oynanan oyunları, kurulan tuzakları millet olarak görmekten geçer.

Erdoğanı'ın Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı köşkü olan Çankaya köşkünden Ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceği Cumhurbaşkanlığı sarayı olan AK sarayı  yapması, Cumhuriyet tarihimizin tamamının beş katı yapılan duble ve bölünmüş yolların kullanıma açılması, Tüneller, Barajlar, Hidro elektrik santraller, Şehir hastaneleri, Şehir Parkları, Adalet Sarayları, her ile havalimanları, her ile ünüversiteler, Hızlı trenler, kentsel dönüşüm projeleri, Toki konutları, son iki yılı pandemiyle geçiren ülkemizde yapılan yardımlar ve ekonomik destekler, ücretsiz aşı ve sağlık sistemi, tam bağımsız ordu ve kendi silahlarıyla donatılmış Kıbrısta, Karabağda, Libyada, Irak ve Suriye' de destan yazan Askerlerimiz  görmezden gelinebilirmi?

Her gün korkuyla sokağa çıkmakta olan bir toplum olarak faili meçhul cinayetlerin, her köşebaşında kapkaç olaylarının, uyuşturucunun neredeyse her sokakta satıldığı günleri hiç yaşanmamış  gibi görmek bu milletin kabul edeceği birşey olamaz.

Metropollerde patlayan bombaların son bulması, PKK denen hain ve alçak örgütün kökünün kazınması görülmezden gelinmeli ve " iktidar olursam AK sarayı Ünüversite yapacağım, Yapılan yollar ve köprüler için ödeme yapmayacağım, Yeni yapılan ve yapılacak ihalelere giren müteahhit firmaları şimdiden uyarıyorum sizlere asla ödeme yapmayacağım" diye tehditler savuran Millet ittifakı lideri olarak Kılıçtaroğlunu desteklemek gerekir diye düşünebilecek bir toplum olduysak eğer;
Evet işte o zaman "Erdoğan Çökmeli Ak saray düşmelidir" 

Milletin aklıyla alay edilircesine kurulan ittifaklar, kurulan planlar, sinsice devreye sokulan oyunlar hükümetin seçim zamanında yapılacak dediği halde hergün seçim seçim diye ortaya çıkan "Millet ittifakı"  bilmelidir-ki  bugün seçim olsa dahi bu milletin kafası her nekadar karıştırılmaya çalışılsada yinede bu millet sandık başına gelince vereceği oyu asla etkilemeyecektir.

Türk milleti hür iradeleri ile kullanacakları oy'un her bir bireyin vijdanı tarafından sorgulanarak kullanılacağı bilinmeli ve unutulmamalıdır.

Pire için yorgan yakma doğasında olan Türk milleti İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığı seçimlerinde Pire'ye kızarak yorganını yakmanın sonucunu kışı yorgansız geçirerek aldığı dersi sandık başında unutmayacağı kanati ortadadır.

Bu millet Ülkesine, Devletine, Milletine hizmet eden kimseyi yarı yolda bırakmaz, Ne AB ne ABD nede içerideki işbirlikçileri Erdoğan'a çökmesini, Aksarayın düşmesini sağlayamayacaktır.

Millet olarak daima sağduyulu hareket etmek 1000 yıllık geleneğimizde mevcuttur.
Kalın sağlıcakla...

İbrahim Erdem Karabulut...

 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum