Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Reklam
Hayrettin Alp

Hayrettin Alp

Alp'çe
alp@haberpars.info

SEÇİME BİR KALA SON ÇAĞRIMDIR

12 Mayıs 2023 - 00:16


Merhaba Türk Milliyetçileri.
Ülküdaşlarım, Gardaşlarım,Türk Milliyetçiliği fikir sistemine gönül verenler Merhaba.
Zindanlarda zaman eritenler Merhaba.
Rütbeleri sökülenler, Rütbesizler Merhaba.
Kucağında Ülküdaşını Şehadete uğurlayanlar Merhaba.
Merhaba eyy yeni nesil.
Merhaba güzel yurdumun asil insanları.
Merhaba hak edip, hakkını elde edemeyenler.
Merhaba alın terinin karşılığını alamayanlar.
Merhaba elleri nasırlı, goca yürekli işçiler.
Merhaba eğitim orduları, gelecek nesilin mimarları.
Merhaba yurt savunmasındaki Mehmetçikler.
Merhaba asayişin bekçileri emniyet güçleri.
Merhaba tarlasını ekemeyen çiftçim.
Merhaba horlanan hakir görülen köylüm.
Merhaba devlet hizmetindeki memur kardeşlerim.
Merhaba benim halkım, Merhaba 85 milyon Türk halkı….
Ne mutlu ki bizlere, Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına şahit olma bahtiyarlığına eriştik. Şanlı Ecdadımızın kanlarıyla suladığı bu güzel kutsal vatan toprakları üzerinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, bu gün yine dün olduğu gibi yedi düvelin saldırısı altındadır.
Dün nasıl ki Kahraman ecdadımız kanları canları pahasına, düşmanlarımızı, Vatan topraklarının dışına atmışsa, nasıl ki şer güçleri yok edip, Bağımsız Milli bir devlet kurmuşsa, bizlere düşen de, bu büyük Milletin kurduğu devleti, ebed- müddet ayakta tutmak olmalıdır. 14 mayıs 2023 tarihinde, ülkemiz bir seçime gidecektir. Bu seçim kurtuluş savaşımız gibi çok önemlidir. Dün nasıl ki bütün şer güçler, içerdeki işbirlikçileri sayesinde, ülkemizi işgal etmişse, bu gün de yine yerli işbirlikçiler ile bir ittifak oluşturup, dün yapamadıklarını, bu gün yapmaya çalışmaktadırlar.
Tüm Batı ve Amerika medyası, işbirliği içinde, Türkiyedeki artık onları dinlemeyen, dediklerini yapmayan, Milli çıkarlarımıza öncelik tanıyan iktidarı, silah zoruyla indiremeyeceklerini bildikleri için( çünkü 15 temmuzda deneyip derslerini aldılar) içerdeki şer odaklarını, beyinlerini dışarıya kiralayanları, bir araya getirerek, demokratik yollardan, iktidarı indirmek için var güçleri ile yoğun bir kampanya başlatmışlardır. Türk insanı böyle çok badireler, fırtınalar atlatmıştır. Bu fırtınayı da atlatacaktır. Türkiyede bu gün yapılması gereken, partizanlıkları bir kenara bırakmak, öfkeyi yenmek ve aklımızla hareket etmek zorundayız. Kişilerin tek tek hatalarına değil, yapmak istediklerine, yaptıklarına değer vermeliyiz.
Kimin kimlerle beraber olduğuna bakmak, bizim doğru yolu bulmamıza ışık tutacaktır.
Önümüzdeki seçim Türkiyenin, dolayısıyla Türk dünyasının geleceğini belirleyecek bir seçimdir.
29 ekim 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti, kurulduğu günden bu güne, hem içerdeki şer güçlerin hem de dışardaki şer güçlerin sürekli bölücü ve gelişmesini engelleyici, saldırıları ile karşı karşıya kalmıştır.Öyle ki, Ortadoğuya hakimiyetin, Asyayı kontrol etmenin yolunun Türkiyeden geçtiğini göre Amerika ve batı, Türkiyedeki iktidarları ve muhalefeti dizayn etme huyundan bir türlü vaz geçmemiştir. Neticede isteklerine itaat eden iktidarları ve muhalefeti destekleri ile ayakta tutmaya çalışmış, onları kendi emelleri için hizmet eden birer taşeron olarak kullanma gayretinde olmuştur. Yakın geçmişimize bakarsak; 2002 yılları ile 2015 yılları arasındaki Akp iktidarları, Batı ve Amerikaya dikleşemedikleri için, Amerika destek olmuştur.
Ne zamanki İktidar Türkiyenin kendi Milli çıkarlarına göre hareket etmeye başladığında, Amerka ve batının Ortadoğu ve Asya ile ilgili tasarruflarına engel olmaya başlamıştır. Neticede Amerika Ortadoğuda istediğini yapamaz hale düşmüştür.
Bundan dolayıdır ki 2015 den sonra kurulan Ak parti ve Cumhur ittifakı iktidarını, kendilerine engel görmeye başlayıp, muhalefette revizyona gidip, Ulusalcı bir politika izleyen Deniz Baykal yerine,( bir kaset operasyonu ile) Kemal Kılıçtaroğlunu Chp nin başına getirerek, hiç olmazsa bu muhalefet ile iktidarı zorlamak istemiştir.
15 temmuz ihtilal girişimi ile umduğunu elde edemeyen Amerika bu sefer, bir çok muhalif partiyi biraraya getirerek, Sayın Erdoğan şahsında Türkiye ye örtülü bir savaş açmıştır. Dövizdeki dalgalanma, iç ekonomideki fiyat istikrarsızlığı, hepsi Amerikanın iç ekonomiyi manipüle etmesinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca Pandemi dönemi, Rusya- Ukrayna savaşıda ikinci bir darbe olmuştur. Her oyunu deneyen Amerika,”Allahın en büyük oyun kurucu” olduğunu unutmuştur. Türk Milletinin devletine bağlılığını ve bu olaylara göstereceği Milli refleksi hiç düşünememiştir.
CHP+İYİ Parti+Deva Partisi+Gelecek Partisi+Saadet Partisi+Demokrat Parti, gibi muhalefet partilerini bir masa etrafında toplamış ve uzaktan talimatla bu ittifakı ( Millet İttifakı) dizayn etmeye başlamıştır.
Neticede Yedinci ortak olan Hdp nin alenen Millet ittifakının yanında olduğunu açıklaması, Türk Milletinin, Milli Refleksi ile karşı karşıya kalmıştır.
Görünen o ki, hdp nin desteği ile kendi ayaklarına sıkmışlardır. Ak Parti ve MHP mitinglerinin, beklenenin çok üstünde kalabalıklar yakalaması, bay Kemal ile hdp-pkk-pyd nin ittifak kurmasına karşı gösterilen Milli refleksin bir reaksiyonu olduğunu teyit etmiştir.Ege de, Trakya da, Ak Parti ve MHP mitinglerinde beklenenin çok üstünde topluluklara hitap etme imkanını elde etmiş oldular. Sevgili dostlar, sözü fazla uzatmaya gerek yok. Şu an 4 başkan adayı ve iki güçlü ittifak, Cumhur İttifakı ve Millet ittifakı, sizlerin oylarınıza ve desteklerinize taliptirler.
Biz halk olarak şunu yapmalıyız; karşımızdaki Partilerin, önce geçmişte yaptıkları eserlere, sonra gelecekte yapmayı taahhüt ettiklerine bakmalı, başkan olacak kişilerin, Çaplarını, inandırıcılığını, iş bitiriciliğini, terazinin kefelerine koyup tartmalıyız. Ayrıca ikinci olarak da bu ittifakların, arkasındaki ve yanındaki güçleri iyi analiz etmeli, dikkatle takip etmeliyiz. Millet ittifakının adayı, sayın Kemal Kılıçtaroğlu nun geçmişine baktığımızda, bir bürokrat olduğunu, çalıştığı kuruma herhangi bir katma değeri olmadığını, yenileşme yapamadığını, kendine bağlı hashane gibi yerlerin, bir insan sağlığı ile ilgili bırakın tedaviyi, sağlam insanın burada hasta olabileceği kadar temizlik ve bakımdan yoksun olduğunu görürsünüz.
Bu kurumun bay Kemalın genel müdürlük yaptığı dönemde Türk halkına bir hizmette bulunmadığı bir aşikardır. Bu kişinin en büyük başarısı ise, kendini İstanbul büyük şehir belediye Başkan adayı yapan Rahmetli Deniz Baykalı bir kaset oyunu ile liderlikten indirip, Brütüs lük yapmasıdır. Yani Genel başkan olmasıdır. Bundan sonra da girdiği her seçimi kaybetmiştir. İttifak ortaklarıyla birlikte elde ettiği bir kaç büyük şehir belediye başkanlıkları kazanmanın dışında hiç bir başarısı olmamıştır.
Velhasıl geçmişi bay Kemalin bundan ibarettir.
Gelecek seylemleri ise; Başkan olduğunda ;KHK ler ile görevden alınanları, göreve iade edecek olup, bu husus da ceza evine girenleri de serbes bırakacağını söylemesidir. Bir diğer vaadi, Güçlendirilmiş yerel yönetimler( Avrupa öyle istiyor) oluşturup, ülke bölünmesine zemin hazırlayacak faaliyetleri yapacak olmasıdır.
Amerikan istihbaratı ile birlikte, Yeşilköy havaalanında uzay üssü yapacakmış. İpek yolunu yeniden yapacakmış( bu yol 6 yıl önce hizmete açıldı), Selahattin Demirtaşı, Osman Kavalayı serbes bırakacakmış. LBGT yani eşcinsel evliliği meşrulaştıracakmış. Milli Silah sanayimizi mercek altına alacakmış, Suriyedeki, Iraktaki, Libyadaki Askerlerimizi geri çekecekmiş.( bütün bunlar Kandilin yani Pkk nın isteği olduğu için. Çünkü İhalar ve Sihalardan dolayı inlerinden çıkamıyorlar.
Kemal ağabeylerinin koruması altında olacaklar.) Asker çekilince meydan pkk lı teröristlere kalacak. Buraya kadar Bay Kemalin geçmişte yaptıklarını ve gelecekle ilgili vaadlerini yazmaya çalıştım. Şimdi ise destekçilerini yazacağım; Millet İttifakı ve bileşenleri, Amerika ve başkanı Biden, Nato, Avrupa, İngiltere, Siyonistler, Kandil(Pkk- pyd- Ypg), Feto. Bunların hepsi Bay Kemali destekliyor.( Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyim).
Cumhur İttifakının adayı; Sayın, Recep Tayyip Erdoğan nın geçmişine bakalım; sayın Erdoğan,Orta öğreniminden bu yana siyasetin içinde olmuş, gençlik liderliği, partisinin il başkanlığını yapmış, bilhare İstanbul Büyük şehir belediye başkanlığı yapmış.( Belediye başkanlığı döneminde İstanbulluların takdirlerini kazanacak yatırımlar yapmıştır) Daha sonra Akp yi kurmuş ve genel başkanı olmuştur.
2002 yılındaki seçimlerde partisi İktidar olmuştur kendi de bilhare Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı yapmıştır.2002 yılından bu yana da iktidardadır. Bu zaman içinde ilk 15 yılında bir çok takdir edilecek icraatların yanında bazı dayatmalardan dolayı yanlışlar da yapmıştır.
Yaptığı bazı icraatlar; Toplu konutlar, Bölünmüş yollar, tren hatları, köprüler, her vilayete havaalanı, her vilayete üniversite ve yurtlar, Avrupa ile Asyayı birleştiren Avrasya tüneli, Marmaray, Metrolar, Millet bahçeleri, Camiler, Cem evleri, vs gibi adını kalıcılaştıracak bir çok esere imza atmıştır. Daha sonra kurulan Cumhur İttifakı ile de; Savunma sanayii güçlendirilmiş,35 yıldır alınamayan Karabağ geri alınmış, Doğu Akdeniz de, Kara deniz de, Doğalgaz ve petrol çıkartma faaliyetleri en üst düzeyde yapılmaya başlamıştır. Rusya ile iyi diyalok kurup, Amerika ve Avrupaya Türkiye size mecbur değil mesajı verilmiştir.
Rusya- Ukrayna savaşında arabulucu olunmuş, Tahıl koridorunu açarak Afrika ve Avrupanın gıda ihtiyacının karşılanmasında baş aktör olmuştur. Türkiye bir Dünya Devleti statüsüne çıkartılmıştır. Türk Devletler Topluluğunun kurulması için büyük emek vermiş 400 milyon Türkün bir teşkilat altında toplanmasının adımını atmıştır.( Yani Turanın temeli atılmıştır), Kızılelma Türkün Milli Ülküsü haline gelmiştir.
Ayasofyayı ibadete açarak, dünyaya biz bağımsız bir devletiz mesajını vermiştir. Gelecekle ilgili vaadleri ise şöyledir; Ekonomiyi düzelteceğini, kişi başı düşen milli geliri artıracağını söylemektedir.Deprem de yıkılan evlerin ve ağır hasarlı evlerin yerine bir yıl içine yenilerini yapacağını söz vermiştir. Deprem bölgelerinde özellikle İstanbulda maliyetinin yarısına yeni binalar yapacağını söylemektedir. Türkiyeyi bir Dünya Enerji merkezi yapacağını taahhüt etmektedir. İhracaatı artıracağını, ev hanımlarına ve öğrencilere çağdaş sosyal haklar sunacağını, Türkiyeyi yeni yüzyılın yıldızı yapacağını söylemektedir.
Aslında yazacak çok şey var ama kısa kesmem gerek. Yalnız burda göz ardı edilmemesi gereken bir husus var ki bu çok önemlidir. Cumhur İttifakının oluşmasını, ve bu kadar güzel hizmetlerin yapılmasını, sayın Erdoğan kadar ve hatta daha fazla MHP ye ve onun Bilge Lideri sayın Devlet Bahçeliye de borçlu olunduğunu söylemek bir görevdir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti devletinin , emniyetinin yegane temsilcisi MHP yi meclisde mutlaka çok güçlü bir hale getirmeliyiz. Bu vesileyle yapılması düşünülen projelerin bitirilmesine de katkı sağlanmış olunacaktır.
Sevgili dostlar, sayın Erdoğanın destekcileri ise, Cumhur ittifakı bileşenleri ve Tüm Türk- İslam dünyasıdır. Gelelim diğer iki adaya ikiside kıymetli insanlardır fakat şu an için bir potansiyele sahip olmadıkları için onları tek tek yazamıyacağım beni mazur görsünler.
Bu yazım seçim öncesi son yazım olduğu için biraz uzun oldu. Bu düşünceler benim şahsi görüşlerim.
Sizlere doğruda ters de gelebilir.
Dedim ya kendi düşüncem, fakat enazından sizlere şu katkım olabilir; bu iki adayıı geçmişde yaptıklarını, gelecek de yapacaklarını, güvenilirliklerini, iş bitirme kabiliyetlerini, anlatmaya çalıştım. Sizler de buna daha çok ilave yaparak, terazinin bir kefesine birini, diğer kefesine de diğer adayı koyun ve tartın.
Aklınızla doğruyu bulmaya çalışın. Öfke bu seçimde tatile çıkmalı, akıl ve mantık ile düşünüp yüreğinizle karar verin. Benim oyum Meclisde MHP ye Başkanlıkda Erdoğana olacaktır.
Hepinize hürmetlerimi arz ediyorum. Kalın Sağlıcakla.
Tanrı Türkü Korusun ve Yüceltsin.


Hayrettin Alp. 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum