Son Tren Hızla İstasyona Yaklaşıyor...

Ötesi var Reis, ötesi! Kibir budalaları gibi dolaşanların tafraları şahsınız dolayısıyla AK Parti’ye gönül verenleri ziyadesiyle incitiyor." diyen M.Metiner neden kaleme aldı? İşte Bu gerekçelerden dolayı gelen trenin önemi anlaşılmalıdır.

Son Tren Hızla İstasyona Yaklaşıyor...
23 Temmuz 2020 - 10:47

Bu Treni Kaçıranlar Bilmeli-ki Bu Son Trendir.


Merkez Parti Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Abdurrahim Karslı Nerede Kalmıştık diyerek seçim için 20 Eylül İstanbul İl kongresini işaret etti.

Bilindiği gibi 2014 yılında büyük bir katılımla bir çok millet vekili ve kanaat önderinin desteği ile kurulan, bir çok (STK) tarafından desteklenen, Halkın beklentilerine cevap verebilecek tek parti olarak Ak Partiye Rakip gösterilen Merkez parti biranda sessizliğe bürünmüştü.

Nedenini hala bir çok siyasi partili dahi anlayamamış, halkın ise bu sessizliğin neden olan durumu anlaması ise neredeyse imkansızlaşmıştı.

Çünkü hiçbir gerekçe bu suskunluk için gösterilmemişti.

Aslında büyük bir kumpas kurulduğu ortadaydı.
Son derece sağlıklı olan Merkez Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Abdurrahim Karslı, bir zehirlenme sonucu uzun süre yoğun bakımda kalmıştı.
Herkesin umudunu yitirdiği doktorlarının dahi yaşaması mucize dediği bir zehirlenmeden Takdiri ilahi-ki çok uzun tedavi süreci sonunda tekrar ayağa kalkmayı başarmıştı.

Siyasette uzun denecek bir süre gördüğü tedavi sonucu verilen aradan sonra tekrar siyasete dönmek istemiş olsada, başta yakın aile çevresi ve özellikle siyasi çevredeki dostları tarafından bu ani zehirlenme vakasının bir kumpas olacağı ifade edilerek siyasete başlamaması ısrarla  istenmişti...

Hatta yola birlikte çıktığı bir çok arkadaşı onu yalnız bırakarak başka siyasi partilerde siyasete girmiş, elinde kalan samimi, inançlı bir  avuç kadronun kaldığı, bu kadroların yetersiz olduğu gösterilerek siyaseti bırakması defaaten tavsiye edilerek siyasete tekrar dönmemesi israrla istenmişti...

Prof. Dr. Abdurrahim Karslı tüm bu olumsuzluklara cevap olarak,
Ben bu milletin evladıyım...
Benim ne ekonomik bir kaygım ne-de siyasi bir kaygım var.


Fakat benim bu millete bir borcum var...

"İnancımız haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır" diyorsa; Milletime vefa borcumu ödemeli merkezi insan olan Merkez Parti'yi bir kişi ile dahi olsa yola çıkıp gerçekleri açıklamak gerekir.

Toplumumuza hizmet edecek adil bir yönetimi işaret etmeliyim. "Bu benim millete olan vefa borcumdur," demesi elindeki o bir avuç denen kadroyu umutlandırmış, kendisine inanaları müthiş bir şekilde  heyecanlandırmıştır.

Prof. Dr Abdurrahim Karslı çıktığı bu merkezde insanın olduğu, Adil ve şeffaf yönetimin olacağı hareket için daha henüz adım atma niyetinde iken, bu kez kendisine sekte vurmak için (fetöcü) yaftası vurularak siyasetin dışına itilmek istenmesi ise ayrıca bir siyasi tuzak olarak hazırlandığı görülmüştür...

Yıllerca İstanbul ünüversitesinde hocalık yaparak 30 binin üzerinde hukuk ve adalet dersi vererek yetiştirdiği öğrencilerin şaşkınlığı arasında bu yaftayı vuranların (Fetönün) dizi dibinde yetişmiş insanlar olduğunu çamur at izi kalsın misali lekelemeye çalıştıklarını toplumun anlaması ise uzun sürmemiştir.

Yolunun kesilmesi için onlarca dava açılırken hiç birinden olumlu sonuç alamayanlar Prof. Dr. Abdurrahim Karslı'nın bu kutlu yürüyüşüne engel olamamışlardır.

Sağlık sorununu tamamen çözmüş ve dinlenmiş olarak tekrar anadoluyu karış karış gezerek Diriliş fişeğini ateşliyen Merkez Parti Genel Başkanı Abdurrahim Karslı 20 Eylül İstanbul İl kongresini hedef göstererek bu kongre tekrar kaldığımız yerden başlıyoruz mesajını hedeflemektedir.

Kaldığı yerden devam edilecek 20 Eylül tarihi siyasi kulislere bomba etkisi göstermiş olup, bir çok siyasi parti içerisinden katılım mesajlarının gelmesine vesile olmuştur.

Bir çok öğrencisinin genç ve dinamik olarak partiye katılma taleplerini gören Merkez Parti Genel Başkanı Karslı (STK) ve eski yeni siyasilerin yoğun ilgi ve birlikte siyaset yapma tekliflerini görünce çıktığı bu yolda aldığı kararların doğruluğunu görünce tüm kadrosunu harekete geçirme talimatı vermesi ayrı bir heyecen uyandırdı.

Bir müddet CHP'de Aktif siyasete girmesi için Atatürk'ün manevi evladı Ülkü Adatepe'nin isteğini kırmayıp siyasete atılan E. Albay Mustafa Gümüş ise Genel Başkan Abdurrahim karslı için şu ifadeleri kullanması dikkatlerden kaçmadı.

Ben aktif olarak siyaset yapmak milletime hizmet etmek istediğimde Atatürk'ün kurduğu partinin doğru olacağına kanaat getirerek orada siyasete başladım.

Gördümki Parti politikası  farklı, eylem ve söylem farklı bu nedenle ayrılmak zorunda kaldım. Kararlıydım ülkem için geleceğimiz için, genç nesillerimiz için evde boş oturmak bize göre değildi.
Mutlaka çalışmalı siyasette bir şeyler üretmeli veya üretilen doğru şeyleri topluma sunmak gerekirdi.

Bu nedenle yaptığım araştırmada, çalışmada, incelemede Merkezi insan olan Merkez Partinin politikası tam aradığım bir merkez bu nedenle burada siyaset yapmaktayım.

Genel Başkan Abdurrahim Karslı bugün istese her siyasi partinin içerisinde yer alabilecek durumda olduğu halde, başkaları gibi yanlışlara alet olmayı red eden Adalet diyerek direnen ve korkusuzca yürüyen biri.

Bu durumda bizim destek olmamız doğru bildiğimiz bu yolda yürümemiz gerekir ifadesini kullandı.

Bir çok mevcut siyasi partilerde görevli oldukları hatta çok iyi makam ve mevkileri işgal ettikleri halde  Parti Liderimiz Abdurrahim Karslı'ya gelerek gizliden, gizliye akıl aldıklarını görmem ise burada siyaset yapmam için verdiğim kararın doğruluğunu göstermektedir.

Ülkemizi yıllarca halkçıyız diyerek halkı aldatanların, Adalet diyerek adaleti yok edenlerin, Milliyetçiliği ayaklar altına alanların, Çare, Deva, Vatan, Milet, Bayrak  isimlerinin sadece göstermelik olarak konduğunu milletimiz anlamış durumdadır.

Artık bu İnsanı merkeze alan hakikaten Adalet diyen, Prof. Dr. Abdurrahim Karslı'nın yaktığı bu meşaleyi ele alıp karanlıkları aydınlatmak gerekir.

Gelin birlikte bir Köşe yazısını analiz edelim, belki durumu daha iyi değerlendiririz.
Bakınız bu köşe yazısı Ülkemizi yıllarca yöneten Ak Partide siyaset yapan Millet vekili Mehmet Metiner'in kaleminden.
Metiner biliyorsunuz hala Ak Partili ve siyaseti Ak Partide yapmaktadır. Bakın Metiner 


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Üsküdar mitinginde söylediği “Duyuyorum ki belediyelerimizde vatandaşlarımıza yeterli ihtimamı göstermeyenler var.” açıklaması için bakınız ne diyor.

 "Duydukların doğru Reis" 

Sizden bu sözleri duyduğumda yüreğim soğudu.
 “İşte milletin adamı bu!” dedim.
 Millet seni her halinle seviyor Reis! 
Saha çalışmalarında bunu görüyoruz." 

Ötesi var Reis, ötesi!
"Keşke sadece yeterli ihtimamı göstermemekle kalsalar… 

Ötesi var Reis, ötesi!

  Kibir budalaları gibi dolaşanların tafraları şahsınız dolayısıyla AK Parti’ye gönül verenleri ziyadesiyle incitiyor." diye yazmış

Devam ediyor, "seçildikten sonra vatandaşlarla neredeyse bağını kesenler az değil,fakir fukara evlerine gidip onlarla yürekten hemhal olanların sayısının yok denecek kadar az" diyerek sözlerine devam ediyor.

 "Sahada vatandaşlarla gönül köprülerini atan belediyeler, vekil ve teşkilat sorunlarıyla uğraştıkları görülüyor" şeklinde serzenişte bulunan  Metiner, tarihi bir uyarıyla yazısını tamamlıyor.

"Kendilerine çeki düzen vermezlerse"  eğer, "Bu millet  o asil kalbini bildiği için senden vazgeçmiyor. Yoksa millet, gönlünü kıranlara çoktan cezasını keserdi. "  derken, devamla "Seçim sonrasında bu uyarılar doğrultusunda teşkilatlarımız, milletvekillerimiz ve belediyelerimiz kendilerine çeki düzen vermezlerse milletimizin uyarısı inanın farklı olur.  Demedi demeyin!" 

 'Duydukların doğru Reis' diyen  ifadesini kullanan Metin'eri iyi anlamak gerekir.
İşte Metiner'in İfade ettiği gibi Ak Parti topluma kulağını tıkamıştır.
Diriliş meşalesini yakmak gerekir.


Bu nedenler ve benzeri birçok problemin çözümü için Genel başkanımız Diriliş meşalesini yakmış bulunmaktadır.

20 Eylül İstanbul İl kongresini işaret ettiği gün, telefonlarımız susmak nedir bilmedi.

Her gün onlarca kişi genel Başkanımıza birlikte siyaset yapalım derken İstanbul il başkanlığı için bir çok kişinin bizzat beni arayıp İl başkanlığına talip olduklarını ifade etmesi bizi hiç şaşırtmamıştır.

Fakat aday isimlerini açıkladığımızda sizlerin bu İl başkanlığımıza aday olan isimleri gördüğünüzde şaşıracağınızı şimdiden söyleyebilirim.

Daha öncede ifade ettiğim gibi Genel Başkanımız isimlerin öneminden çok insanların tutum ve davranışlarına bakarak siyasette şans vermektedir.
İsimlerin ünlü oluşundan ziyade liyakata önem veren bir lidere sahibiz.

İşte bu nedenle Yüreğinde Gerçekte Vatan, Bayrak, Devlet,Millet özellikle Adalet diyenlerin Adil yönetmeye ve yönetilmeye talip olanların bineceği Tren 20 Eylülde İstanbulda olacaktır.

Şimdiden ilk gelenler biletini 1. Mevkiden alacakları gibi sonradan gelenlerin ayakta kalacağı, hatta bir kısmın ise trenin peşinden koşacağı gerçeği vardır.

Bilinmelidir- ki bu kalkacak olan son Trendir...


www.haberpars.com.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum