Corona Covit 19 Virüs Hoş Geldin

İyi ki geldin başımız üstünde yerin var... Peki ama neden bu kadar geç geldin. İnsanlıktan çıkmıştık! Ama sakın çabuk gitme!

Corona Covit 19 Virüs Hoş Geldin
23 Mayıs 2020 - 11:20

     Yalan, Riya, İki yüzlü davranışlar, Aldatma, Para hırsı, Güç ve iktidar hırsı, Kendini beğenmişlik almış başını  gidiyordu. Ticarette, Siyasette, Adalette kirliliğin had safhası yaşanıyordu.
Arkadaşlıkta, Ailede  güven sıfıra inmiş saygı ve sevgiden eser kalmamıştı. Tüm olumsuzlukları yaşadığımız bir dönemde tamda Dünya'nın sonu geliyor, insanlık bu kadar çığırından nasıl çıktı dediğimiz bir anda imdadımıza Hızır gibi yetiştin.
Hoş geldin, hoş geldin,  Corona virüs Hoş geldin...

Ama sakın çabuk gitme!

Kimine göre  Çin tarafından üretilerek dünyanın başına bela edildin. Kimine göre Biyolojik silah olarak özellikle Dünya'yı yöneten o bilinen  belli başlı üç dört aile tarafından üretilmişsin.
Her kim tarafından üretilmiş olursan ol, Dünya seni hak etmişti ve seni çağırıyordu.  Sonuçta bir şekilde geldin bana göre hoş geldin ve hatta biraz geç geldin.

Fakat sen şuan Dünyanın başına bela olarak adlandırılıyorsun.
Şimdi bütün bilim seninle başa çıkmanın yollarını arıyor..
.

  Şu bilinmelidir-ki seni üretenler her kim olursa olsun, eğer Yaradanın takdiri olmasaydı ne üreten başarılı olabilirdi, nede bu süreci yönetenler. Sonuçta kim ne tuzak kurarsa kursun, eğer yaradan izin vermemiş olsaydı kurulan tuzak kafalarında patlardı.

  Her kim bu tuzağı kurdu ise, kim tarafından üretildiyse bu musibet, inanın bin nasihatten daha anlamlı ve çokta hayırlı oldu.

Hani yine çok sık kullanırız " Hayır bildiğiniz şeyde şer şer bildiğinizde hayır vardır" diye işte ben bir çok şer gibi görenin tersine bu işte ciddi bir hayır vardır diyorum.
Tabi bunu okumak her kişinin karı değildir, kızmamak alınmamak gerekir.
Bu nedenle gelin bu virüsün neden geldiğini biraz analiz edelim.

Gerçi birçok akademisyen, Bilim adamları, İlim adamları, strateji uzmanları, otoriteler, komplo teori uzmanları konuşuyor ve ibretle dinliyor, izliyoruz. Bir çok ülkenin çaresizliğini görüyor, gözlemliyoruz. Dünya üzerinde ciddi baskı oluşturan devletlerin çaresizliğini görüyor ve şaşkınlığımızı gizleyemiyoruz.
O halde birde bu kadar akademik düşüncenin dışında analiz edelim.

Hatta biraz İnsanlığımızı sorgulayarak geldiğimiz noktada neden bu virüsü yaşamak zorundayız birlikte düşünelim, farklı bir değerlendirme yapalım.

  Bu Corona virüs denen illet Dünya'da kendini göstereli henüz bir ay dahi olmadı. Dünyadaki bir devlet şaşkınlık içinde ne yapacağını bilmiyor. Sağlık sistemleri çöküyor, Sıkı yönetimler ilan ediliyor, Ev hapisleri yaşanıyor, farklı farklı tedbirler açıklanıyor.
Ekonomik olarak önlem paketleri ise her ülkede farklılık gösterirken,  teorisyenler, ve bilim bu virüsü her canlı tadacaktır diyor.

Fakat ne kadar geç yakalanırsak bu virüse sağlık sistemi o kadar çok ayakta kalır deniyor.
Önlem alınmaz ve doktorlardan oluşan bilim adamlarının tedbirler için önerilen 14 kural takip edilmediği durumda hem ekonomi çöker, hemde sağlık sistemi çöker varsayımı ortada. Çünkü herkes bir anda yakalanırsa sağlık sistemi İtalya örneğinde olduğu gibi çöker.

Tedbirler ise belli, artık herkes ezberledi. Birincisi İslamın emrettiği temizlik, ikincisi ise, sosyal mesafe olarak konan bir metrelik kural.

Bu kurallara uyulmadığı ve bir anda çok fazla kişinin bu virüse yakalanmasından dolayı hastahanelerde bütün sistem çöker.

Çünkü yeterli solunum cihazları olmadığından bir anda ne kadar çok yoğunluk olursa doktorlar hastaları aralarında kimi yaşatacağı konusunda tercih yapmak zorunda kalır.
Kısaca İtalya ve İspanya'da doktorların "yeterli ekipman yok, yaşlıları hiç hastaneye getirmeyin" demek zorunda kaldığı gibi.

Dünyada bütün vatandaşlarını aynı anda hastalandığında onların tamamına sağlık hizmeti verecek bir ülke henüz yok.

  Bu nedenle Corona virüsünden ne kadar çok uzak durur ve ne kadar çok geç yakalanırsanız yaşama şansınız o kadar artar. Yeni tedavi şekli bulunur, aşı üretilir, yeterli solunum cihazı üretilir vs.
Bir başka anlamda bir anda nasıl stokçuların fetö tuzağı ile depolarda gizlediği soğan, patates nasıl ki karaborsa olduysa, Bir benzeri tanesi 40 kuruş olan bir maske şimdilerde fırsatçıların elinde 20 TL olarak alıcı buluyor.

Neden?
Çünkü seksen milyona yetecek maskeyi bir anda bulmak mümkün değil. İşte bu nedenle herkes aynı anda hastalanırsa  problem büyür.

Tek çıkar yolun bu gelen Corona virüsü ne kadar geç bünyemize alırsak o kadar çok yaşama şansımız olur.
İyiki geldi yanını değerlendirmek gerekirse, onun getirdiği en güzel şey ise başta ülkemiz olamak üzere dünya'ya bir çeki düzen geldi.

  Dünya'da hemen hemen bütün insanlar bir koşuşturmaca ya tutulmuş adeta gün yetmiyor gibi geceyi dahil ederek bir yarış içinde gecesini gündüzüne katmıştı.
İnsanlar adeta 240 km hızla gidercesine bir koşuşturmaca ile hep kazanma hırsıyla çalışmaya odaklanmış bir durumdaydı.
Ekonomik olarak büyük ve güçlü devletler başka ülkelere adalet getirme adına sınırlarda vekalet savaşlarını idare ediyordu.

Başkalarının sınırlarını genişletmek veya daraltmak adına milyonlarca insanın ölümüne sebep oldukları bilindiği halde güçsüz devletlere diz çöktürüp kaynaklarını akbabalar gibi paylaşıyorlardı. Kimi zaman adına terör denip terörist ilan ediyor kimi zaman terörist dediğini diplomat gibi karşılıyorlardı.

Ülkelerinin sınırlarını bilmeyenler başka ülkelerin yeraltı ve yer üstü kaynaklarının hesabını yapar olmuşlardı.
Sığınmacılara gerçek mermilerle müdahale edip ülkelerinin kapılarını sıkı sıkı kaparlarken kendileri sınırlarını kapadıkları insanların ülkelerinde adeta cirit atıyorlardı. Unutulan bir güzel söz vardır ülkemizde " Alma mazlumun ahını çıkara aheste aheste" misali, Peki ne oldu?

Bakın işte o küçük dağları ben yarattım diyen devletler şimdi kendi sınırlarını dünyaya kapattılar. Ekonomide, siyasette, parada biriz diyen birlik olduklarını sananlar bir birilerini tanımaz hale geldiler. Hatta bu ülkelerden sınırlarını komşu ülkesine kapatmayan ülke kalmadı. Serbest dolaşım rafa kalktı.

Dünya bir anda frene bastı.
Nasıl olduysa yaratan hatırlanır oldu.
İbadethanelerde sadece cuma günleri bir yoğunluk yaşanırken şimdi ibadethaneler kapalı olduğu halde evdeki yıkanıp saklanan seccadeler sandıktan çıkarılarak "namaz kılmak" hatırlanır oldu.
Bu bütün dünyada aynı şekilde karşılık buldu.

Hristiyan aleminin lideri  "papa" kendisini izole ederken aynı dine mensup insanlar dualarla  "ibadete" sarılarak bu virüsün dünyayı terk etmesi için "ayin" yapıyorlar.
Şehirlerde alt kattaki üst kattakini, hatta karşı kapı komşusunu tanımayanlar şimdi komşularının varlıklarından haberdar oldular.

Sabahın alaca karanlığında para kazanma hırsı ile çocuklarının, eşinin yüzünü görmeden çıkıp gecenin ilerleyen saatlerinde evine gelenler, şimdi evde çocuklarının yüzünü görüp hatta ayda bir kez öpemedikleri eşlerinin ve çocuklarının yüzünü öpme şansı yakaladılar.
İşte bu nedenle dahi olsa hoş geldin ey kudretli virüs.
Eşini, çocuğunu öpmekten imtina eden bazı zavallılar sokakta gördüklerini yalayıp yutarken şimdi bir metre yaklaşmamak gibi bir sosyal kuralla karşılaştı.

Kısacası dünyada ekonomik neden veya sosyal düzen olarak alışılmış olan saçma sapan kuralların tamamı bir ay gibi kısa sürede yerle bir oldu.
Bir virüs zengini fakiri bir anda aynı seviyeye getirdi.
Kendini beğenmiş hiç ölmeyecekmiş gibi paraya baba diyenleri bir anda sersemlettiği için hoş geldi bu Corona virüs.

Bir anda zenginde fakirde ölümün çok yakın olduğunu anladı. Yaradanın hiç  "ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalış"  ifadesini bazıları yarın ölecekmiş gibi kısmını unutmuş hiç ölmeyecekmiş gibi kısmı ile hareket ederek kazanma hırsını, çalışma hırsı gibi göstererek doyumsuzluklarını perdeleyerek yaşayan bu zavallılara iyi bir ders verdiği için hoş gelmiş bu Corona başım üstünde yeri var.
Çaldığı, aldattığı, kul ve yetim hakkı ile soyanların kazandığı paralarla yaşadığı sarayın çokta önemli olmadığını hatta yaşadığı bu muhteşem sarayın 4 duvardan oluşan bir gece kondu ile aynı olduğunu nihayet anlattığı için, hoş geldi bu Corona virüs.

  Milyonluk arabalarının hayat kurtarmadığını, o güzelim lüks araçların garajlarda kapalı kaldıklarını görünce bir parça olsun kendilerine geldikleri gerçeği ortaya çıkmış olduğu için, hoş geldin Corona virüs.
İnsanlığa bir çeki düzen getirdiğin için. Hoş geldin, safalar getirdin Corona virüs. Özellikle ve zengin fakiri eşitlediğin için hoş geldin.

Sakın gitme, biraz uzun kal, hiç olmazsa aile olduğumuzu hatırladık hatırlamasına, fakat "balık" hafızası taşıyoruz çabuk unuturuz. Komşuluk ilişkilerimizi sayende hatırladık, gidersen tekrar unuturuz.
Sakın çabuk gideyim deme!  Biraz uzun kal dünya şöyle bir tekrar aslına rücu edip kendisine gelsin.
Hoşça kalınız...
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum