BİR ÜLKENİN CUMHURBAŞKANI MİTİNG DÜZENLİYORSA...

Sayın Cumhurbaşkanı, 7 Eylül 2020 tarihinde verdiği demeç ile bireysel emeklilik sisteminde (BES) biriken 154 Milyar TL tutarındaki fonu reel sektöre uzun vadeli ve düşük maliyetli kaynak olarak aktarılabileceğini ifade etmiştir.

BİR ÜLKENİN CUMHURBAŞKANI MİTİNG DÜZENLİYORSA...
11 Eylül 2020 - 21:35

Cihan Paçacı İYİ Parti Adına Açıkladı.

VATANDAŞIN DA DÜĞÜN YAPIP HALAY ÇEKMESİNİ ÖNLEYEMEZSİNİZ

Pandemi özellikle son bir ayda ülkemizde çok ciddi oranda artış göstermektedir.

Aldığımız bilgiler Sağlık Bakanlığının açıkladığı rakamların çok üzerinde olduğunu göstermektedir. Sonbahar ve önümüzdeki kış mevsimi nezle, grip ve koronanın birbirinin karışacak olması çok ciddi problemlere sebep olacaktır. Özellikle sağlık sisteminin ve ekonominin büyük hasar görmesi kaçınılmazdır. 

Salgınla mücadele, sorumlu ve bilinçli davranış gerektirir. Şayet bir ülkenin Cumhurbaşkanı miting düzenliyorsa ve vatandaşın üzerine çay paketleri atıyorsa, vatandaşın da düğün yapıp halay çekmesini önleyemezsiniz. Devleti yönetenlerin vatandaşa örnek olması gerekir. 

Maske, mesafe ve hijyen kurallarına uyulması son derece önemlidir. Vatandaş çaresiz ve perişan durumdadır. Evine ekmek götürmek için, tenceresini kaynatmak için mecburen toplu taşıma araçlarına binmekte ve kalabalık ortamlarda çalışmak zorunda kalmaktadır. Devletin temel görevi vatandaşın sağlığını korumak ve güvenliğini temin etmektir. İktidar, maalesef uygulamaları ile bu temel görevi yerine getirememektedir. 

BES FONUNUN MENKUL KIYMET DIŞINDA KULLANILMASI VATANDAŞIN TASARRUFLARINA EL KOYULMASI DEMEKTİR 

Ülkeyi yönetenler ekonomiyi toz pembe göstermeye çalışsa da ekonomik kriz derinleşerek vatandaş üzerindeki tahribatını artırmayı sürdürmektedir.  Bugün Türkiye’nin en büyük problemi iktidarın hem kendi vatandaşına hem de iç ve dış piyasalara karşı güvenini kaybetmiş olmasıdır. Baskıcı, müdahaleci ve şeffaf olmayan bir yönetim tarzı sürdürülemez. 

Sayın Cumhurbaşkanı, 7 Eylül 2020 tarihinde verdiği demeç ile bireysel emeklilik sisteminde (BES) biriken 154 Milyar TL tutarındaki fonu reel sektöre uzun vadeli ve düşük maliyetli kaynak olarak aktarılabileceğini ifade etmiştir.

BES fonlarına yatırılan paraların ve katkı payların zaten % 80 nine yakın tutarı Hazine Bonosu ve Devlet Tahvillerinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile 154 Milyar TL nin zaten % 80 i kullanılmış durumdadır.  Fonun menkul kıymet dışında kullanılabilmesi vatandaşın tasarruflarına el koyulması anlamını taşımaktadır. 

Vatandaşın özgür iradesi ile oluşan bireysel emeklilik fonunun farklı alanlarda kullanılması zaten güven kaybı yaşayan vatandaşımızda devlete olan güvenin tamamen kaybolmasına sebep olacaktır. 12.5 Milyon insanın gelecek güvencesi olarak oluşturduğu birikimi iktidarın yandaşlarına aktarmaya çalışması bir panik ortamı doğurabilir ve BES ten çıkışı hızlandırabilir. İktidara tavsiyemiz bu zorlamadan vazgeçerek rasyonel hareket etmeleridir. 

TÜİK, Haziran 2020 işsizlik verilerini açıkladı. TÜİK’in verilerine göre işsizlik oranı % 13.4 ve genç nüfusta işsizlik oranı% 26.1 oldu. Bu verilere göre son bir yılda yaklaşık 2 milyon kişi işsiz kaldı. İşten çıkarmanın yasak olduğu ve kısa çalışma ödeneği adı altında yaklaşık 3.5 milyon kişinin de işsiz olduğu dikkate alınırsa ülkemizde işsizliğin boyutunun açıklanan resmi rakamların çok üzerinde olduğu görülmektedir. Yatırımın olmadığı reel sektörün kepenk kapattığı bu süreçte işsizliğin artması maalesef kaçınılmaz olacaktır. 

ALBAYRAK’A TAVSİYE; BİR SANAYİ SİTESİNE GİTMESİ VE ORADAKİ ÇARKLARIN GERÇEK DURUMUNU GÖRMESİDİR

Sayın Cumhurbaşkanı ve damadı Hazine ve Maliye Bakanı Sayın ALBAYRAK, 7 Eylül de yaptığı açıklamalarda “Ekonomik İstikrar Kalkanı paketi ile vatandaşlarımızı, esnaflarımızı ve firmalarımızı salgının etkilerine karşı korumaya aldık” ifadelerini kullanmışlardır. Merak ediyoruz, esnaflarımızı ve firmalarımızı hangi tedbirleri alarak korumaya aldınız. 

Ayrıca firmalarımızın aldığı yeni siparişlerle son iki buçuk yılın en yüksek değerine ulaştığını ifade etmektedirler. Hangi siparişler alındı. Doğrusu merak ediyoruz. “Güneş balçıkla sıvanmaz.” Ekonomi, algı yönetimiyle yönetilemez. Bu ifadelerle vatandaşı değil kendilerini aldattıklarını umarım fark ederler. 

Sayın Cumhurbaşkanı, sürekli IMF’ye olan “23.5 milyar dolarlık borcumuzu ödeyerek ülkemize ekonomik bağımsızlığı biz kazandırdık” demektedir. Ancak Sayın Cumhurbaşkanı 2002’de görevi devraldığında ülkemizin dış borcunun 126 milyar dolar iken; bugün bu borcun 431 milyar dolar olduğunu nedense ifade etmiyor. Unuttuysa biz hatırlatmış olalım. 

Ve son olarak Türkiye’nin salgın sürecinden ekonomimizin güçlenerek çıkacağını vurgulamaktadırlar. Gerçeklerle tamamen ters olan bu tespiti yapıp Sayın Cumhurbaşkanına söyleten danışmanların en hafifinden derhal görevden alınması gerekir. 

Sayın ALBAYRAK ise, stratejik reformların hız kesmeden devam ettiğini vurgulamaktadır. Lütfen şu stratejik reformları ve yatırımları açıklayın da herkes bilgi sahibi olsun. Sanayide çarkların güçlü şekilde döndüğünü ifade eden Sayın ALBAYRAK’a tavsiyem saraydan çıkıp bir sanayi sitesine gitmesi ve oradaki çarkların gerçek durumunu görmesidir. 

YANLIŞ UYGULAMALAR VE DENEMELER ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA DÖVİZ KURU VE ENFLASYONDA ARTIŞA SEBEP OLACAKTIR

Bugün cari işlemler dengesi açıklandı. Temmuz ayında 1.82 milyar dolar açık verildiği ifade edildi. Ocak - Temmuz ayı toplam cari işlemler açığı 21.4 milyar doları bulmuştur. Öyle görünüyor ki yıl sonuna kadar bu açık ciddi oranda artmaya devam edecektir. İthalatta gümrük vergilerinin artırılmasına rağmen cari işlemler açığının artıyor olması ekonomi yönetiminin başarısızlığının tescillenmiş bir örneğidir. 

Milli paramız, Türk Lirası, her geçen gün değer kaybetmektedir. Türkiye’nin fiyat düzeyinin, ticaret yaptığı ülkelerin fiyat düzeylerine göre değişimini gösteren TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksi ciddi oranda düşmektedir. Geçmişte yaşanan kriz dönemlerinde bu oran 80-90 iken bugün 70.4’e inmiştir. 

Hangi veriyi ele alırsak alalım tablolar ve veriler çok ciddi bir çöküşün yaşanacağının işaretlerini vermektedir. Yanlış uygulamalar ve denemeler önümüzdeki aylarda döviz kuru ve enflasyonda artışa sebep olacaktır. 

Türkiye yönetilemiyor. Tek adam rejimi iki yılda iflas etmiştir. Tahribatın boyutu daha fazla artmadan bir an önce ortak aklın hakim kılındığı güçlendirilmiş ve iyileştirilmiş parlamenter sisteme dönüş şarttır. 

İYİ Parti olarak, ekonomideki gerçek tabloyu açıklamaya ve tavsiyelerimizi sürdürmeye devam edeceğiz. Tahmin etmiyorum ama umarım bu tavsiyelerimize kulak verilir ve gerçeklerle yüzleşilerek uygulamaya geçilir.


 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum